Orta sınıfın ev tercihi: Erişilebilir lüks

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Marketing Türkiye'de geçtiğimiz günlerde ya­yımlanan “Orta Sınıfın Yeni Lüksleri” araş­tırmasını okudum. Araştırma doğrudan konut pi­yasasını incelemiyor, orta sınıfın değişen tüketim tercihlerini ve ekonomik hedeflerini ele alıyor. Ama verilen cevapların arasında konut o kadar güçlü bir yerde duruyor ki araştırmayı biraz da gayrimenkul tarafından değerlendirmek istedim.

Marketing Türkiye adına Areda PİAR tarafın­dan 9-11 Haziran 2026 tarihlerinde Türkiye gene­linde C1, C2 ve E sosyoekonomik statü grupların­daki 402 kişiyle gerçekleştirilen araştırmada katı­lımcıların %59'u ev sahibi olmayı ve emeklilik için güvence oluşturmayı mümkün görmüyor. %58,2'si düzenli birikim yapmanın mümkün olmadığı gö­rüşünde, son üç yılda birikim yapmayı tamamen bıraktığını söyleyenlerin oranı ise %42,4. Örnek­lem nedeniyle bu sonuçları bütün Türkiye'ye ge­nellemek doğru olmaz ama ortaya çıkan davranış biçimi üzerinde düşünmeye değer.

Geçtiğimiz hafta Z kuşağının nasıl ev sahibi ola­cağını yazarken konuta giriş maliyetinin büyüdü­ğünü, özellikle peşinatın gençler açısından önemli bir eşiğe dönüştüğünü tartışmıştım. Şimdi karşı­ma orta sınıfın önemli bir bölümünün ev sahip­liğini ulaşılması güç bir hedef olarak gördüğünü söyleyen başka bir araştırma çıkıyor. Ben bu nok­tada yalnızca orta sınıfın hangi evi satın alabilece­ğine değil, nasıl bir evde yaşamak istediğine de ba­kılması gerektiğini düşünüyorum.

Metrekare mi, konfor mu?

Türkiye'de konut projelerinde “lüks” kelimesi­ni uzun yıllardır kullanıyoruz. Büyük metrekareler, yüzme havuzları, spor alanları, peyzaj ve sosyal te­sisler bu tanımın içine giriyor. Bunların her biri de­ğerli olabilir ama hepsinin hem satın alma aşama­sında hem de sonrasında bir maliyeti var.

Bugün orta gelirli bir hane açısından 150m2 bir konuta ulaşmak giderek zorlaşıyorsa, bel­ki de 150m2’yi nasıl finanse edeceğimizi değil, 75-80m2’yi nasıl daha iyi yaşayacağımızı konuş­mamız hatta erişilebilir lüks kavramının konutta­ki karşılığını biraz burada aramak gerekiyor. Daha küçük ama iyi planlanmış, kullanılmayan alanları azaltılmış, depolaması çözülmüş, küçük de olsa bal­konu olan, iyi ses ve ısı yalıtımına sahip, enerji tü­ketimi düşük ve toplu taşımaya yakın bir konut orta sınıf açısından çok daha anlamlı olabilir.

Bu durumda lüksün tanımı da değişiyor. Yüzme havuzundan daha iyi ses yalıtımı, gösterişli bir lobi­den daha fazla gün ışığı veya büyük bir sosyal tesis­ten daha düşük aidat tercih edilebilir. Bunlar küçük ayrıntılar gibi görünüyor ama konutun günlük kul­lanım değerini doğrudan belirliyor.

Evin içindeki lüks

Marketing Türkiye araştırmasında katılımcıla­rın %71,8'i büyük hayaller yerine kendisini küçük keyiflerle mutlu etmeye çalıştığını söylüyor. Ken­dilerini mutlu etmek istediklerinde %18,6'sı eve küçük bir şey almayı tercih ediyor. Bu davranışı konuttan tamamen bağımsız düşünemiyorum. İn­san daha büyük bir eve ulaşamıyorsa yaşadığı evi daha iyi hale getirmeye çalışıyor olabilir. Metreka­reyi büyütemediğinde mevcut metrekarenin kulla­nım kalitesini yükseltiyor.

Burada gayrimenkul geliştiricisi açısından da önemli bir mesaj var. Tüketicinin istediği her za­man daha büyük bir konut olmayabilir. Bazen daha iyi planlanmış bir konuttur. Üstelik iyi planlama her zaman daha yüksek maliyet anlamına gelmez. Doğ­ru cephe, kullanılabilir alanların artırılması, depo­lama çözümleri ve enerji verimliliği aynı metreka­renin yaşam kalitesini ciddi biçimde değiştirebilir.

Diğer taraftan, satın alma fiyatı makul görünen bir konutun aidatı yüksekse, enerji tüketimi faz­laysa veya konumu nedeniyle haneyi ikinci bir oto­mobil kullanmaya zorluyorsa o konutun gerçekten ne kadar erişilebilir olduğunu yeniden düşünmek gerekir. Bu nedenle erişilebilirliği yalnızca satış fi­yatıyla ölçmek bana eksik geliyor. Konutun toplam kullanım maliyeti de hesabın içinde olmalı.

Nasıl bir konut?

Doğal olarak, gayrimenkul sektöründe erişilebi­lirliği konuşurken çoğu zaman finansmana yoğunla­şıyoruz. Kredi faizleri, tasarruf finansmanı, serma­ye piyasası araçları bu tartışmanın farklı parçaları. Bunların hepsi önemli ama finansmanı çeşitlendi­rirken ürünü aynı bırakmak bana yeterli gelmiyor.

Marketing Türkiye araştırmasında katılımcı­ların %67,7'sinin bugün ile geleceği dengede tut­maya çalıştığını söylemesi de bana bu açıdan an­lamlı geliyor. İnsanlardan bugünkü yaşam kali­tesinden tamamen vazgeçerek gelecekte sahip olacakları bir ev için yıllarca beklemelerini iste­mek giderek zorlaşıyor.

Konut sektörünün orta sınıfa yeniden ulaşmak istiyorsa yalnızca “nasıl finanse ederiz?” sorusu­nu değil, “nasıl bir konut üretmeliyiz?” sorusunu da daha fazla tartışması gerekiyor. Ben erişilebilir lüks kavramını konut açısından biraz böyle okuyo­rum: daha büyük veya daha gösterişli değil, günlük yaşamda karşılığı olan, kullanım maliyeti yönetile­bilir ve iyi düşünülmüş bir konut.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.888,33 -2,74 %
Dolar 48,9530 0,13 %
Euro 55,7002 0,13 %
Euro/Dolar 1,1377 -0,03 %
Altın (GR) 6.688,57 -0,47 %
Altın (ONS) 4.274,18 -0,31 %
Brent 100,79 2,03 %