SGK iptal etti diye emekliliğinizden vazgeçmeyin!

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Sosyal güvenlik uygulamala­rında vatandaşların karşılaş­tığı en önemli sorunlardan biri, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafın­dan verilen bir kararın değiştiri­lemez ve tartışılamaz olduğunun düşünülmesidir. Oysa SGK’nın her dediği doğru değildir. SGK da diğer kamu kurumları gibi iş­lem ve kararlarında hukuka uy­gun hareket etmek zorundadır. Kurum tarafından verilen bir ret veya iptal kararı yargı dene­timine tabidir. Özellikle emekli­lik, sigortalılık sürelerinin iptali ve prim günlerinin silinmesi gi­bi kişinin bütün çalışma haya­tını etkileyebilecek işlemlerde, SGK’nın yaptığı değerlendirme­nin hukuken doğru olup olmadı­ğının ayrıca incelenmesi gerekir. Nitekim yakın zamanda sonuçla­nan bir iş mahkemesi davası bu­nun son derece dikkat çekici bir örneğini oluşturuyor.

Yurtdışında çalıştı, Türkiye’de isteğe bağlı prim ödedi

Davaya konu olayda sigortalı, geçmiş yıllarda yurtdışında ya­şadığı ve çalıştığı bazı dönemler­de Türkiye’de isteğe bağlı sigorta primi ödemişti. Bu primler uzun yıllar sigortalının hizmetleri arasında yer aldı. Ancak emek­lilik aşamasında yapılan ince­lemede SGK, sigortalının yurt­dışında çalıştığı dönemlerde Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olamayacağı gerekçesiyle geçmiş yıllardaki bazı isteğe bağlı sigor­ta sürelerini iptal etti. Uyuş­mazlığa konu olayda 01.08.1998-30.11.1998, 01.01.1999-31.10.2003 ve 01.02.2004- 30.09.2008 tarihleri arasındaki isteğe bağ­lı sigortalılık sürele­ri SGK tarafından ge­çersiz kabul edilmişti. Bunun sonucu olarak kişinin prim gün sayı­sı düştü ve yaşlılık aylığı talebi reddedildi. Sigortalı ise SGK’nın kararını kabul etmek yerine yar­gı yoluna başvurdu. Uyuşmazlık, Bursa 13. İş Mahkemesi’nde gö­rüldü. Mahkemenin 2025/246 Esas, 2026/88 Karar sayılı dos­yasında verilen 30.03.2026 ta­rihli gerekçeli karar, yurtdışında çalışılan dönemlerde Türkiye’de ödenen isteğe bağlı sigorta prim­lerinin hukuki durumuna ilişkin önemli bir örnek ortaya koydu.

Mahkeme SGK ile aynı görüşte değildi

İş Mahkemesi uyuşmazlığı in­celerken önemli bir ayrım yaptı. 506 sayılı Kanun’un o dönemde yürürlükte bulunan isteğe bağ­lı sigortalılığa ilişkin hükümle­rini değerlendiren mahkeme, mevzuatta yer alan “herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak” şartı­nın yurtdışındaki sosyal güven­lik kurumlarını da kapsayacak şekilde yorumlanamayacağı so­nucuna vardı. Mahkeme, Yargı­tay’ın konuya ilişkin yaklaşımı­nı da dikkate alarak, sigortalının yurtdışında çalışmasının tek ba­şına Türkiye’deki isteğe bağlı si­gortalılığını geçersiz hale getir­meyeceğini kabul etti. Sonuçta SGK’nın iptal ettiği isteğe bağ­lı sigortalılık sürelerinin ihyası­na karar verildi. Yani yıllar sonra SGK tarafından geçersiz sayılan prim günleri, mahkeme kararıyla yeniden sigortalılık süresi olarak kabul edildi.

İptal edilen günler geri gelince emeklilik hakkı da geldi

Mahkeme, iptal edilen iste­ğe bağlı sigortalılık sürelerinin yeniden hesaba katılması sonu­cunda sigortalının toplam 3.611 prim gününe ulaştığını belirle­di. Böylece sigortalının yaş, si­gortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını sağladığı ve 01.09.2025 tarihinden iti­baren yaşlılık aylığına hak ka­zandığı tespit edildi. Mahke­me ayrıca hak edilen aylıkların 01.12.2025 tarihinden başla­tılmasına ve aylıkların hak ka­zanılan tarihlerden itibaren iş­leyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmetti. Bir baş­ka ifadeyle, SGK’nın işlemi ge­çerli kalsaydı emekli olamaya­cak kişi, uyuşmazlığı mahke­meye taşıması sonucunda hem iptal edilen sigortalılık süreleri­ni geri kazandı hem de emeklilik hakkının bulunduğunu mahke­me kararıyla tespit ettirdi. Bu­rada önemli bir hususun altını çizelim: Bursa 13. İş Mahkeme­si’nin söz konusu kararı ilk de­rece mahkemesi kararı olup is­tinaf kanun yolu açıktır. Dolayı­sıyla kararın kesinleşme süreci ayrıca takip edilmelidir.

Aynı durumda olan çok sayıda kişi olabilir

Bu karar özellikle geçmiş yıl­larda yurtdışında yaşayan ve­ya çalışan vatandaşlarımız açı­sından önem taşıyor. Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avus­turya, İsviçre veya başka bir ül­kede çalışırken aynı zamanda Türkiye’de isteğe bağlı sigorta primi ödemiş kişiler bulunuyor. Bu kişilerin bir bölümünün Tür­kiye’deki isteğe bağlı sigorta sü­releri yıllarca hizmet dökümle­rinde görünmüş olabilir. Ancak emeklilik başvurusu sırasında veya sonradan yapılan inceleme­lerde SGK, “Bu tarihlerde yurt­dışında çalışıyordunuz” gerek­çesiyle söz konusu süreleri iptal edebiliyor. Yurtdışında çalışıl­mış olması, geçmişte Türkiye’de ödenmiş her isteğe bağlı sigor­ta priminin otomatik olarak ge­çersiz olduğu anlamına gelmez. Hangi tarihte prim ödendiği, o ta­rihte hangi kanunun yürürlükte olduğu, isteğe bağlı sigortalılığın hangi statüde gerçekleştirildiği, yurtdışındaki çalışmanın niteli­ği ve konuya ilişkin yargı karar­ları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle 5510 sayılı Kanun ön­cesindeki dönemler bakımından, bugünkü mevzuat hükümleriy­le geçmişteki bir sigortalılık dö­neminin değerlendirilmesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Emekliliğiniz iptal edildiyse dosyanızı inceletin

SGK tarafından isteğe bağlı si­gorta günleriniz iptal edilmişse, yurtdışında çalıştığınız gerek­çesiyle Türkiye’de ödediğiniz primler silinmişse, prim günü­nüz düşürülmüşse, bu neden­le emeklilik başvurunuz redde­dilmişse veya daha önce bağla­nan emekli aylığınız kesilmişse, “SGK böyle karar verdiyse yapa­cak bir şey yok” demeyin. Çün­kü bazen uyuşmazlığın çözümü, 20-25 yıl önce yürürlükte bulu­nan bir kanun maddesinin doğ­ru yorumlanmasına bağlı olabi­liyor. Üstelik sigortalılık süresi­nin iptal edilmesi yalnızca prim gününün azalması anlamına gel­miyor. Birkaç yüz günlük veya birkaç yıllık hizmetin silinmesi kişinin emeklilik tarihini yıllar­ca öteleyebilir, emeklilik talebi­nin reddedilmesine, bağlanmış aylığın kesilmesine ve bazı du­rumlarda geçmişte ödenen ay­lıkların geri istenmesine kadar varan sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle SGK’nın iptal ve ret iş­lemlerine karşı süresi içerisinde hukuki yolların değerlendiril­mesi son derece önemlidir.

Elbette her SGK işleminin mah­kemede iptal edileceğini veya her davanın kazanılacağını söylemek mümkün değildir. Sosyal güven­lik hukukunda her dosya kendi ta­rihleri, belgeleri ve hukuki koşul­ları içerisinde değerlendirilmeli­dir. Ancak şu da en az bunun kadar açıktır: SGK’nın verdiği karar, her zaman hukuken son söz değildir. Yukarıdaki dava bunun somut ör­neğidir. Kurum, yurtdışındaki ça­lışma sürelerini gerekçe göste­rerek isteğe bağlı sigortalılık sü­relerini iptal etmiş ve emeklilik talebini reddetmiştir. İş Mahke­mesi ise yapılan işlemi hukuka uy­gun bulmamış; sigortalılık sürele­rinin ihyasına, kişinin yaşlılık ay­lığına hak kazandığının tespitine ve hak ettiği aylıkların yasal fai­ziyle ödenmesine karar vermiştir. Dolayısıyla özellikle yurtdışı ça­lışma nedeniyle isteğe bağlı sigor­ta günleri iptal edilen, emekliliği reddedilen veya emekli aylığı ke­silen kişilerin dosyalarını sosyal güvenlik hukuku açısından yeni­den değerlendirmelerinde büyük yarar bulunmaktadır. Çünkü sos­yal güvenlik hukukunda bazen tek bir tarih, tek bir kanun maddesi veya geçmişte ödenmiş birkaç yüz günlük prim, kişinin bütün emek­lilik hakkını değiştirebilmektedir. SGK iptal etti diye emekliliğiniz­den vazgeçmeyin. Önce işlemin gerçekten hukuka uygun olup ol­madığına bakın. Çünkü SGK’nın kararı son söz olmayabilir; son sö­zü yargı söyleyebilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.270,18 0,17 %
Dolar 49,1285 0,09 %
Euro 55,2778 0,16 %
Euro/Dolar 1,1257 -0,02 %
Altın (GR) 6.579,01 0,13 %
Altın (ONS) 4.144,20 0,08 %
Brent 101,87 0,38 %