Altın almak tasarruf mu, yatırım mı? Daha fazla tüketimin aracısı mı?(!)
Tasarruf eksiği nedeniyle oluşan “sermaye yetersizliği”:
Zorunlu olarak yapılması gereken geliştirme, verimlilik yükseltme ve üretim yatırımlarının önündeki en büyük engel…
***
Tasarruf çarpıklığı ise:
Yatırım veya tüketim eğilimlerine yön vermesi nedeniyle, ekonomik sıkıntıya katkı veren en büyük parametre…
***
Nedeni:
Bazı ülkelerdeki tasarruf fazlasının, eğitim, dolayısıyla girişimci/üretici/geliştirici/bilinçli tüketici eksiği nedeniyle, gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere yönelmesi…
Ve…
Yine bazı ülkelerde, gelirle (tükettiği kadar üretmeme, borçla tüketme alışkanlıkları) desteklenmeyen bir tüketimin, finansal ürünler yoluyla belli bir dönem realize olsa bile daha sonra ortaya çıkan balon ile patlaması…
***
Savaşlara, alım gücünde daralmaya, beklentilerde bozulmaya rağmen tüketimdeki artışın devamı, tasarruf çarpıklığının göstergesi…
***
Ama…
TÜİK ocak ayı ticaret satış verileri:
Perakende satışlardaki artışın büyük oranda kuyum satışlarından geldiğini, tasarruf ağırlıklı tüketimin arttığını belgeledi…
(Altın takılar (bilezik, kolye, yüzük…), pırlanta, gümüş takılar ve lüks saatleri kapsayan sınıfın tüketimi aylık yüzde 11.8, yıllık yüzde 84 arttı.)
Bu gelişme, umut verici mi?
VELHASIL
Altın tasarrufundaki artış, geliştirme/üretim/kalkınma için “sermaye birikimi” anlamı taşır mı?
Maalesef, bugüne kadar taşımadı…
Hatta üretimden daha fazla, tüketim alışkanlığının (“Çalışmasam da annemin, babaannemin altınları var!” gibi düşüncelerin…) gelişimine katkı yaptı…
***
Tasarrufların geliştirmede/ üretimde/ticarette nasıl kullanılabileceğini gösteren “başarılı modeller” çok…
Örneğin, ABD:
Halkın tasarruflarıyla sermaye piyasalarını derinleştirdi… Bugün ABD’deki üreticiler, finansman ihtiyaçlarının üçte ikisinden fazlasını sermaye piyasalarından karşılayabiliyor…
Bankalar ise bu ihtiyacı karşılayabilmek adına rekabet ediyor ve bu çaba karşılığında, yüzde 25 gibi bir oranda rol alabiliyor…
***
Bizde ise finansman ihtiyacının yüzde 90’a yakını (yabancı rakiplere göre çok daha yüksek maliyetle) bankalardan karşılanıyor…
Yani…
Tasarrufun çarpan etkisini ekonomik kalkınmada hissetmek için sermaye piyasalarını geliştirmek ve halkın sermaye piyasalarına olan güvenini artırmak dışındaki yollar yetersiz kalıyor…