Ara malını “işleyebileceklerimiz” azalırken; Ara malları ihracatımız artıyor (!)…
İhracatımız artıyor…
İhracatımızı yükselten en önemli kalem mi?
Maalesef, “ara malları” öne çıkıyor…
***
Örneğin:
Ocak-Ağustos (İlk 8 ay) dönemi ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 4 oranında artarak, 185 milyar dolara yaklaştı…
Ara malları ihracatımız mı?
Yüzde 7 artarak, 97 milyar doları aştı…
***
Kısacası:
İhracatımızın yarısından fazlasını “ara ürün”/”hammadde” olarak yapabiliyoruz…
***
Bu veri:
Yıllardır vurguladığımız/vurgulanan;
“Yüksek katma değerli ürün geliştirmesine/ üretimine geçiş”, “Düşük teknolojili ürünlerden, orta-yüksek teknolojili ürünlerin üretimine geçiş” umudunun ve söylemlerinin, maalesef sloganda kaldığını gösteriyor…
***
Tüketim malları ihracatımızın, yine ocak-Ağustos döneminde, yüzde 4 azalışla 58 milyar dolara düşmesi de:
Ürünlerimizin katma değerini yükseltemediğimizi;
Ve/veya geliştirdiğimiz ürünlerin (Kalite ve/veya fiyat) rekabetçi olamadığını gösteren, diğer veri olarak karşımıza çıkıyor…
VELHASIL
Geliştirebileceğimiz ve katma değerini artırabileceğimiz binlerce ürünü, hammadde olarak ihraç etmeyi seçiyoruz…
(…5 milyon genç, çalışabilecek durumda olup çalışmıyorken; milyonlarca genç, niteliksiz okullarda, yetenek törpületiyorken…)
Ve…
Yıllardır planlarda, programlarda, stratejilerde, “ürünlerin katma değerini artırmalıyız/artırıyoruz” şeklinde vurgu yapıyoruz;
Tersini yaptığımızı, “ara malı” ihracatını artırdığımızı, verilerden anlıyoruz…
***
Binlerce örnekten biri:
Krom, bakır rezervlerimiz var...
Hammadde olarak satıp, sonrasında ferrokrom ithal ediyoruz...
Ekonomiye 20-30 kat daha fazla katkı sunabilecekken, kolay yolu seçiyoruz...
Binlerce mühendisimiz ise…!!!
Planlarımızda da, programlarımızda da, stratejilerimizde de bu açığımızı kapatmayı önceliklendiriyoruz ama uygulama da!