Mesele üretmeyen/ büyütmeyen bir iklim…
Bir insan, bir fidan, bir ülke vs. temel ihtiyaçlar karşılandığında, kesintisiz büyüyebilir…
Bu büyümelerin niteliği/niteliksizliği ise:
“Verimlilik” gibi ölçümler ve “rekabetçilik” gibi karşılaştırmalarla anlaşılabilir…
***
Sorumuz şu:
Refahı getiren hangisi;
Kalkınma mı, büyüme mi?
***
Örneğin Türkiye:
Cumhuriyet tarihinden bu yana ortalama büyümesi yüzde 5 civarındayken, son 50 yıllık kesitte ortalama yüzde 4.6 büyümüş…
***
Bu büyümenin sonuçlarından biri:
Dört kişilik bir ailenin gıda, barınma, giyim, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi tüm zorunlu harcamalarını kapsayan yoksulluk sınırı, 2026 yılı Ağustos ayı itibarıyla Metal-İş BİSAM verilerine göre 122 bin 217 lira olarak gerçekleşmesi…
(TÜRK-İŞ tarafından açıklanan 2026 Temmuz ayı verilerinde ise yoksulluk sınırı 120 bin 325 lira olarak hesaplanmıştı…)
Bu hesaplamalara göre:
Ekonomisi kesintisiz büyüyen Türkiye’de, 86.3 milyon nüfusun ne kadarı “resmen” yoksuldur?
***
Yüzlerce sonuçtan diğeri:
2026’nın ilk altı ayında 1 milyon 116 bin 836 kişi, bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemediği için yasal takip kapsamına girdi… Bu kişilerin 637 bin 739’u kredi kartı borcunu, 835 bin 578’i ise bireysel kredi borcunu ödeyemedi…
***
Yüzlerce sonuçtan bir diğeri:
Kredi ve/veya kredi kartı kullanmadan çocuk okutmak, yaşlıya bakmak, ev kirası ödemek, tatile gitmek (vb.) zorlaştı…
Haziran ayı itibarıyla, bireysel kredi kullanan kişi sayısı (takipteki krediler hariç) son bir yılda yaklaşık 2.1 milyon kişi arttı… Kredi kartı kullanımı hariç, 44.5 milyon kişi “bireysel kredi” kullandı…
VELHASIL
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in sözüydü: “…Meseleleri mesele yapmazsan, (ortada mesele kalmaz) var olan mesele, mesele olmaktan çıkar…”
***
Demirel, bu sözünü, “Meseleleri görmeyin/takmayın” anlamında söylediyse, enteresan ve farklı…
“Meseleler büyümeden görülmeli/çözülmeli” anlamıyla söylediyse, farklı ve mantıklı…
“Mesele üretmeyen/büyütmeyen bir ortam yaratmalı” mealinde söylediyse, farklı ve çok çok mantıklı…
***
Kalkınarak büyüyebilmenin temeli “nitelikli eğitim” ise; 50 yıldır uygulanan ve yap-boza çevrilen eğitim sistemleridir, meselenin özü…