“Birleşemeyen Milletler” toplantısında, somut adıma odaklanmak…
Karşılıklı çıkarlar varsa, ancak o doğrultuda, “birleşebilecek milletler” toplantısı, dün ABD’de başladı…
***
Fikir beyanlarının ve verilip, uygulanmayan sözlerin “sorun çözmediğini”, bundan önceki toplantılar sonrasındaki gerçekleşmeler anlatıyor…
Hatta büyük maliyetler ve zaman kaybına neden olan toplantıların ardından, sorunların büyüyüp kronikleştiği de biliniyor…
***
Örneğin…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, dün, ABD ile ilişkiler için kurduğu, “İki müttefik arasında zaten hiç olmaması gereken engelleri artık geride bırakarak yeni bir ivme yakalamak istiyoruz…” cümlesi de;
Aynı gün ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın kurduğu, “Başkan Trump için Türkiye çok büyük önem taşıyor ve Türkiye ile ilişkileri daha da ileri taşımak için çok hevesli; iki ülke ilişkileri hiç olmadığı kadar yakın…” cümlesi, sorunların çözümüne yönelik de umut veriyor…
Ama…
İkili ilişkilerdeki gelişimin sözde kalmaması için, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, farklı bir konudaki “somut yol haritası…” önerisinin, her alanda olduğu gibi, bu alanda da uygulanması gerekiyor…
***
Odaklanarak, somut adım atmaya örnek mi?
ABD Başkanı Trump, 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye’ye yönelik CAATSA yaptırımlarını kaldırma sözü vermişti…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Trump ile görüşmesinde, yabancı yatırımlardan ihracata, borçlanma maliyetinden geliştirmeye kadar birçok alanı olumsuz etkileyen bu konuya öncelik vereceği belirtildi…
VELHASIL
Neydi CAATSA?
ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası…
Ve ABD, resmi olarak Aralık 2020’den bu yana, CAATSA kapsamında yaptırım uyguluyor Türkiye’ye…
***
Yaptırım kelimesinin Y’si dahi:
Yaptırım uygulanan, uygulanma ihtimali olan ülkeden, yabancı yatırımcıyı uzak tutmaya yetiyor…
Risk primini, yani borçlanma/kredi imkanını daralırken, maliyetini de artırıyor…
Bağımlı olduğu teknolojileri edinememesini sağlıyor…
Üçüncü ülkelere olan ihracatı da bu nedenle zarar görüyor…
Hatta üçüncü ülkeler de, “yaptırıma konu olur” diye, o ülkelerden uzak durmaya çalışıyor; dolayısıyla savunma sanayi dışındaki sektörler de zarar görüyor…
***
Trump’ın 6 yıl önce aldığı “yaptırım” kararı sayesinde:
Türkiye, özetle, hem daha fazla maliyetle borçlanıyor, hem de daha az ihracat yapabiliyor…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “somut yol haritası ve uygulama” önerisi, bu nedenle, bu alanda olduğu gibi har alanda hayati önem taşıyor…