Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane: OVP ve döviz kurları

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Hakikat meyvesi andan içe­ru. Bir ben vardır bende, benden içeru.” Yunus Emre

OVP açıklanınca piyasanın ref­leksi değişmez: ABD Doları ve Türk Lirası bazlı değerlerle Do­lar / TL kuru hesaplanmaya çalı­şılır. TL cinsinden nominal milli gelirin Dolar karşılığına bölün­mesi, yıllık ortalama kur karşılı­ğını gösterir.

Aslında hesabın arkasında me­kanik bir ilişki vardır. Nötr reel kur varsayımı altında, yurt içi ve yurt dışı enflasyon farkına göre bir kur patikası yürütülür. Milli gelir hesabındaki fiyat ölçüsü ise GSYH deflatörüdür. Son OVP’de öngörülen yurt içi fiyat seviyesi (enflasyon) yukarı çekilince he­saplanan nominal kur seviyesi de otomatikman yükseldi.

Piyasada bazı gözlemciler bu güncellemeyi politika değişikli­ği şeklinde yorumladılar. Son yıl­larda TL’nin çift yönlü hareketle­rinin sınırlanması bu yorumları kolaylaştırıyor. YouTube’da “dö­viz şuraya çıkacak” cümleleri ra­hatlıkla kurulabiliyor. Halbuki kur çift yönlü dalgalanabilir. Ar­tık yakın bir gelecekte eskisi gibi TL tahmini zorlaşacak. Seviyeyle birlikte Lira’nın değer kaybı mı, değer kazancı mı yaşayacağı da hesaba katılacak.

Lira’nın iki yönü

Geçtiğimiz hafta açıklamalar­da bulunan T.C. Hazine ve Mali­ye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek, dalgalı rejime dönüş için daha düşük enflasyona ve daha sağlam çıpalanmış beklentilere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Enflasyon gerileyip bu şartlar güçlendikçe piyasanın çift yönlü TL tahmini­ne hazırlanması gerekecek.

Şimdilik bu dinamiği daha çok reel kur üzerinden izliyoruz. No­minal kur artışı enflasyon farkı­nın altında kaldığında TL reel de­ğer kazanıyor. Bu süreç ithal girdiler üzerinden fiyat baskısını sınırlaya­rak dezenflasyonu des­tekliyor. İhracat tarafın­da ise verimlilik, ürün niteliği ve finansmana erişimin önemi artıyor.

Euro: OVP’nin diğer yüzü

OVP çıkarımları as­lında bir tek Türk Lirası ile sınırlı değil. Önceki programa göre 2026 için Euro Bölgesi büyüme varsa­yımı %1,2’den %0,9’a, ticaret or­taklarımızın büyümesi %2,4’ten %1,6’ya çekildi. Türkiye’nin sınai büyüme tahmini de %4’ten %2,3’e indi. Dış talepteki zayıflık prog­ramın üretim görünümüne yan­sıyor.

Avrupa çok ciddi bir enerji kri­zinin eşiğinde. Doğal gaz fiyatları (TTF) yükselirken geçtiğimiz haf­ta incelediğimiz rafineri marjları da yakıt ve lojistik maliyetlerini arttırmakla kalmıyor sınai değer zincirini de olumsuz etkiliyor. Av­rupa Merkez Bankası’nın (ECB) Eylül projeksiyonlarında üçüncü çeyrek gaz fiyatı varsayımı Hazi­ran’a göre %20, elektrik fiyatı var­sayımı %50 yükseldi. Güncelle­nen senaryo 2027 yılı için her iki değişkende %15 oranında ek ar­tışa tekabül ediyor. İlaveten gaz depoları istenen kadar dolu sevi­yelerde değil. 2027 kışı mevsim normallerinden soğuk geçerse Ocak–Mart döneminde sorun de­rinleşebilir. Haneler ısınma soru­nuyla karşılaşabilirler.

Bu konjonktürde Euro’nun yö­nünü bugünkü faiz farkından çok büyüme görünümü belirliyor. Çünkü büyüme zayıfladıkça bu­günkü faiz artırımlarının yarın geri alınma ihtimali güçleniyor; Euro’nun faiz artışından bekle­diği destek de aşınıyor. 16 Hazi­ran 2026 tarihli “Radyonun Düğ­mesi” başlıklı yazımızda ECB’nin 2011’deki tartışmalı faiz artırım­larını hatırlatmıştık. 22 Haziran tarihli “Kılavuzu Karga” başlıklı yazımızda ise bu yılki artırımla­rın 2027’de geri alınabileceğine dikkat çekmiştik.

Haziran’daki yarım yürekli fa­iz artırımının ardından 1,13’e ge­rileyen Euro / Dolar kur çaprazı, olumlu büyüme verileriyle 1,17’yi denese de son faiz artırımı sonra­sında yeniden 1,16’ya çekildi. Fa­iz kararı önceden fiyatlanmışken enerji faturasının üretim ve ge­lir üzerindeki yükü ağırlık kaza­nıyor. ECB yetkilileri de büyüme tahminlerini Haziran’a göre yük­seltirken enerji kaynaklı aşağı yönlü riskleri vurguluyorlar.

OVP’nin dış talep varsayımları, Avrupa’daki sorunların iyi okun­duğunu yansıtıyor. Dolayısı ile OVP'de aslında TL'nin yanında Euro'nun da nasıl seyredeceğine yönelik çok faydalı ipuçları bulu­nuyor.

Bulutun altı: OVP’nin mikrosu

2 Haziran 2025 tarihli “Bulut­tan çakan kıvılcımlar: Türkiye ekonomisinde yapay zeka ve hiz­met sektörü” yazımızda Nike’nin zorlandığını, Adidas’ın özel seri­lerle tüketici bağını güçlendirme­ye çalıştığını değerlendirmiştik. Fason üretimde daralan marjları ve değişen tüketim kültürünü in­celemiştik.

Nitekim Nike hissesinin 21 Ey­lül itibarıyla S&P 100 endeksin­den çıkarılacağı açıklandı. Türki­ye’deki sınai sıkıntıları tümüyle dezenflasyon programına bağla­yan yorumlarda bu küresel dönü­şüm eksik kalıyor. Tüketici ter­cihlerini ve satış kanallarındaki değişimi anlamadan sanayiyi yo­rumlamak güç. OVP’nin verim­lilik ve yüksek katma değer vur­gusunun bu çerçevede okunması gerekiyor. OVP’nin küresel sınai dinamiğe ve dönüşen tüketici ter­cihlerine yaklaşımının okunabi­leceği bir alan daha bulunuyor: sa­nayiye açılan kredi kanalları.

Faiz haddi bir tane, kredi kanalı bin tane

Zayıf Euro ve değişen tüketim alışkanlıkları karşısında sanayi­nin finansman ihtiyacı da farklı­laşıyor. KOBİ’lerin işletme ser­mayesine erişimiyle üretim ya­pısını yenileyecek yatırımlar birlikte düşünülmeli. Yüksek faiz ve sıkı finansman koşulları, seçi­ci kredi araçlarının önemini art­tırmış durumda.

İhracat reeskont kredileri üre­tim ve sevkiyat döngüsünü des­teklerken Eximbank’ın yatırım ve yeşil dönüşüm kredileri makine, teknoloji ve enerji verimliliğine kaynak sağlayabilir. Yatırım Ta­ahhütlü Avans Kredileri (YTAK) ise teknoloji ve strateji puanına göre değerlendirilen büyük yatı­rımlara uzun vadeli finansman imkânı demek. Salt faiz haddine odaklanan tartışmayı kredinin vadesi, kullanım amacı ve sağla­yacağı verimlilikle tamamlamak gerekiyor. Bu araçlar OVP’nin ve­rimlilik hedefini, merkez banka­sının faiz indirimini beklemeden üretim sahasına taşıyabilir.

Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane: OVP ve döviz kurları - Resim : 1
Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane: OVP ve döviz kurları - Resim : 2

Sonuç: Programın içini okumak

OVP’nin satırlarını açtıkça kur hesabından üretimin geleceğine uzanmak mümkün. Programın makro hedefleriyle mikro araçla­rı, dünyada olup bitenleri yansı­tıyor. Bir yıldız falı değil ama cid­di bir yıldız atlası. Önümüzdeki dönemin ağırlığını, sermayenin hangi üretime ve hangi teknolo­jiye yöneldiği belirleyecek. Satır araları hazinelerle dolu. Ben ol­sam OVP’yi bu gözle okurdum.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.235,83 -1,60 %
Dolar 48,6298 0,03 %
Euro 56,2169 0,12 %
Euro/Dolar 1,1550 0,02 %
Altın (GR) 6.677,23 -1,42 %
Altın (ONS) 4.299,60 0,02 %
Brent 103,20 1,44 %