Çifte Kıskaç: Ayçiçeğinde jeopolitik ve iklim etkisi

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

“Vardar Ovası Vardar Ovası. Kazanamadım sı­la parası.” Müzeyyen Se­nar – Rumeli Yöresi

Ekonoritmiks’in şu­bat – mayıs döne­minde öne çıkan iki te­ması vardı:

1 Lojistik altyapı ve de­ğer zinciri,

2 Meteorolojik ya­tırımlar ve yıl içinde oluşup güçlenen El Niño fenomeni.

4 Mayıs 2026 tarihli “Eski Usul” başlıklı yazımızda ayçiçeği­ni pusulanın savaş kutbunda işa­retlemiş; Rusya’nın Ukrayna’nın liman ve yağ altyapısını, Ukray­na’nın ise Rusya’nın enerji ve ra­fineri altyapısını hedef almaya başladığını değerlendirmiştik.

24 Şubat 2026 tarihli “Bozuk Plak” başlıklı yazımızda meteo­roloji yatırımlarının artan öne­mine değinmiş; ardından 13 Ni­san tarihli “Gelgit Kilidi” ve 9 Mayıs tarihli “Alalım mı Satalım mı?” yazılarımızda El Niño’nun muhtemel sonuçlarını kestirme­ye çalışmıştık.

Rekolte toparlanıyor, piyasa rahatlamıyor

Rusya, Ukrayna ve Avrupa Bir­liği dünyanın en önemli ayçiçeği yetiştiricileri. Son yılların orta­lamasında Rusya, Ukrayna ve AB yaklaşık 40 milyon tonla küre­sel üretimin dörtte üçüne yakını­nı karşılıyor. AB’nin uzun dönem üretim yapısında Tuna boyların­daki Romanya, Macaristan ve Bul­garistan yaklaşık üçte ikilik payla başı çekerken Fransa ile İspanya da toplamın yaklaşık dörtte birini karşılıyor.

Diğer yandan güney yarımkü­rede Arjantin’in üretiminin 8 mil­yon tona yükselmesi beklenirken Kazakistan da 2,5 milyon ton civa­rındaki rekoltesiyle Asya’da yeni bir oyuncu olarak öne çıkıyor. Ka­zakistan, dünyanın en büyük bit­kisel yağ ithalatçıları Hindistan ve Çin’e coğrafi yakınlığını ticari kaldıraca çevirmeye çalışıyor.

TÜİK’in 21 Mayıs günü açıkla­dığı 2026 bitkisel üretim ilk tah­minine göre bu yıl Türkiye’nin rekoltesi 2,3 milyon tona topar­lanacak. Aslında ayçiçeği rekol­tesinde bu yıl dünya genelinde bir toparlanma bekleniyor.

Çifte Kıskaç: Ayçiçeğinde jeopolitik ve iklim etkisi - Resim : 1

Birinci kıskaç: İklim

Ancak ilk darbe iklim koşulla­rından geldi. Avrupa’yı kasıp ka­vuran sıcak hava dalgasında JRC MARS, sıcaklık ve su stresi ne­deniyle ayçiçeği verim tahmini­ni aylık bazda %7 aşağı çekti; baş­ta Fransa batı ve orta Avrupa’da risk yoğunlaştı. İlaveten batı, or­ta ve doğu Avrupa’ya yayılan ku­raklık nedeniyle iç taşımacılığın ana damarları Ren ile Tuna’da su seviyeleri tarihi düşük düzeyle­re indi.

Ren, ağırlıklı sınai lojistiği sırt­larken Tuna çok önemli bir gıda hattı. Zira Romanya – Bulgaris­tan ovalarındaki verimli mahsu­lü bir yandan Karadeniz’e diğer yandan Avrupa’nın içlerine açan bir koridor konumunda. Tuna nehrindeki kayıp üzerinden geç­tiği hattaki tüm ekosistemi etkili­yor. Nitekim Macaristan’ın ikin­ci çeyrek büyümesi beklentilerin altında kalırken otoriteler iklim koşulları nedeniyle tarım verimi­ni gerekçe gösterdiler.

İkinci darbe Karadeniz’de ha­sar gören lojistik altyapıdan geldi. Lojistiği yalnızca tedarik zinciri­nin yatay akışıyla değil, değer zin­cirinin dikey halkalarıyla birlik­te düşünmek gerekiyor. Küresel ayçiçeği yağı ticaretinin yaklaşık üçte birini karşılayan Ukrayna’da, ülkenin en büyük sıvı yağ ihracat­çılarından Allseeds faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. Ayçiçeği rekoltesindeki artış beklentisine rağmen Ukrayna ve Rusya’nın yağ sevkiyatı lojistik kesintiler nede­niyle zayıflıyor. Ukrayna’nın Ha­ziran sevkiyatı 26 Haziran itiba­rıyla son iki yılın en düşük sevi­yesi 400 bin tonun altında kaldı ve Mayıs ayına göre %40’tan faz­la geriledi. Rusya’da ise Temmuz ihracatının yıllık %14,3, Ağustos ihracatının da yaklaşık %40 düş­mesi bekleniyor. Demek ki tarlada rekoltenin toparlanması doğrudan yağ miktarı anlamına gelmiyor. Değer zincirinde çekirdek (yağlı tohum) kırım tesisinde işlenme­dikçe yağa dönüşme şansı bulun­muyor. Tarlalar yerinde duruyor; rekoltenin de bu yıl toparlanması bekleniyor. Ancak kırım tesisleri, yağ rafinerileri ve liman altyapı­sında telafisi uzun yıllar alabile­cek hasar söz konusu. Zaten bitki­sel yağ ile dizel komplekslerinde artan kırım ve rafineri marjlarını uzun süredir yakından izliyoruz.

Çifte Kıskaç: Ayçiçeğinde jeopolitik ve iklim etkisi - Resim : 2

Çatlağın iki yakası

5 Mart 2026 tarihli “Dinozor Fosilleri” başlıklı yazımızda yağ talebini incelemiş, geçtiğimiz hafta “Bostan Korkulukları” baş­lıklı yazımızda ise lojistik riskin iyice yükseldiğini belirtmiştik.

Bu gelişmelere paralel iki olay gerçekleşti:

1 Rus yetkililer, tahıl taşıyan kuru yük gemilerinin silahlandırıl­masını ve askeri refakat seçenekle­rini değerlendirmeye başladı.

2 Ukrayna da Rusya gibi tahılla­rın lojistiği için alternatif gü­zergâhlar üzerinde çalışıldığını be­lirtti.

Hatırlarsak Rusya, Azak Körfezi dışındaki limanlar için demiryo­lu ek maliyetinin %90’nına kadar sübvansiyon gündeme getirmiş­ti. Yani bir tarafta güvenlik gücü­ne dayalı “hard power” tedbirler bulunuyor. Diğer tepki ise piyasa mekanizmasından geliyor: ikame rotasyonu. Avrupa’da bazı market raflarında ayçiçeği yağının yerini kanola yağı almaya başladı. Ara­daki fiyat makası nedeniyle de Hindistan’ın önümüzdeki dönem palmiye yağına rotasyon yapması bekleniyor. Zaten ülkenin ayçiçe­ği stokları tarihsel açıdan yüksek, palmiye yağı stokları ise düşüş eği­liminde. Bunlar kısmen piyasayı rahatlatabilecek gelişmeler.

Sonuç: Çekirdek kuşatmayı yarabilir

Nihayetinde ana darboğaz yal­nızca hammaddede değil. Ticaret Bakanlığı, yeni hasadın ardından 11 Ocak-31 Mayıs 2027 dönemin­de uygulanmak üzere yerinde bir ithalat kontenjanı tesis etti. Kon­tenjan 1 milyon 250 bin ton yağ­lık ayçiçeği tohumu veya bunun karşılığı 500 bin ton ham ayçiçe­ği yağı için açıldı. Karadeniz’de kırım, depolama ve yağ sevkiya­tının sekteye uğraması çekirdek talebini öne çıkarabilir. Bu sü­reçte kırım ve rafineri kapasitesi güçlü ülkeler, çekirdeği işleyerek değer zincirinde yukarı çıkabile­cek. Diğer ülkeler ise ikame yağ­lara yönelmek durumunda.

Yazara Ait Diğer Yazılar