Enflasyonun epistemolojik kopuşu: Türkiye’nin patikası, Brezilya’nın hatırlattığı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

“Zincirlerimden ko­pup kurtulmak istiyo­rum.” Queen

Bazı anlar gösteriş­sizdir. Hikâyenin sonunda dönüp baktığı­mızda, sonucu orada ta­yin ettiğimizi anlarız. Bir sprinterin yarışı ka­zandığı an, göğsünü finiş çizgisine uzattığı anla sı­nırlı değildir. Bazen belirleyici de­ğişim, aylar önce antrenmanda düzelttiği tek bir adımdadır.

Geçtiğimiz hafta açıklanan Ey­lül TÜFE verisi böyle. Aylık artış %1,84; yıllık enflasyon %29,73. Türkiye, 2021 yılından beri %30 eşiğini ilk kez kırmakla kalmadı, mevsim etkilerinden arındırıl­mış trend enflasyon %20'nin ba­şına işaret ediyor. Veri şu yüzden önemliydi: %50 ve %12 rejimleri arasında duran enflasyonda aşağı yönlü geçiş güçlendi.

%50’nin hafızası, %12’nin imkânı

26 Mayıs 2025 tarihli “Takvim­leri Ayarlama Enstitüsü” yazımız­da, enflasyonun önce %30 çev­resine gerileyeceğini belirtmiş, ikinci aşama için “%12 yörüngesi­ne doğru hareket edecek” demiş­tik. Bugünkü veriyi bu çerçevede okuyabilmek için Türkiye’nin 21. yüzyıldaki iki enflasyon rejimini iyi tanımlamak gerekiyor:

%50 rejimi, salgın sonrası özel­likle Ukrayna savaşının enerji ve gıda şoklarıyla daha da pekişmiş­ti. Her ne kadar bazı yorumcular iç politika tercihlerine bu fatu­rayı kesmeye çalışsalar da küre­sel etkenler aslında bir hayli güç­lüydü. İletişim o dönemde çok iyi yönetilemedi. Bununla birlikte kur geçişkenliği ve beklentiler de bu baskıyı iç fiyatlara taşıdı; ile­tişimdeki zayıflık beklentileri çı­palamayı zorlaştırdı.

%12 rejimi ise 2001 krizi son­rası devreye alınan ve görece is­tikrarlı küresel konjonktürde ka­tı şekilde uygulanan iktisadi po­litikaların sonucuydu. Lehman akabinde küresel koşullara karşı devreye giren geniş faiz koridoru; 2018 Brunson şoku sonrasındaki “Enflasyonla Topyekûn Mücade­le” girişimi, bu kazanımları koru­ma arayışının farklı araçlarıydı.

%12, fiyat istikrarının nihai hedefi değil. Geldiğimiz noktada Hürmüz şoku, enflasyonu aşağı trendinden şimdiye kadar kalı­cı biçimde koparıp %50 rejimine geri taşıyamadı. Para ve maliye politikalarında disiplin korunur, beklentiler çıpalanır ve yeni kalı­cı şoklar yaşanmazsa 2028–2029 döneminde %12 bandına dönüş mümkün. Başlıktaki epistemolo­jik kopuş burada: Geçmiş yüksek enflasyonu geleceğin değişmez kuralı sayan düşünceden uzak­laşmak. Yıllık oran, geçmiş on iki ayı taşırken; eğilim, güncel fiyat­lama hızını gösteriyor.

Gıdada geciken düzeltme

Gıda değer zincirinde Hürmüz şokunun Haziran’da zirve yaptı­ğını, ardından maliyetlerin ve fi­yatlamaların çözülme eğilimine girdiğini yazılarımızda incele­mekteyiz. Güçlü arpa–buğday iç rekoltesi ile mısır–ayçiçeğinde dış ticaret tedbirleri arzı destek­ledi. Alkolsüz içecekler hariç iz­lediğimiz gıda fiyatlarında (COI­COP 1.1) yıllık enflasyon %26,9’a geriledi.

2027’de izlediğimiz gıda seri­sinin yaklaşık %22,5’lik tarihî ortalamasının altında değerler mümkün. 2027’ye ilişkin olum­suz üretim senaryolarının önem­li bölümünün küresel fiyatlara yansıdığı görüşündeyiz. Şikago vadeli işlemlerde uzun pozisyon­lar çözülüyor ya da kısa pozis­yonlar artıyor: CFTC’nin 29 Ey­lül verilerinde fonların Şikago buğdayında kısa pozisyonları ar­tarken mısır, soya ve soya yağın­da uzun pozisyonları geriledi. Bu görünüm, söz konusu kontratlar­da yukarı yönlü risk alma iştahı­nın zayıfladığını gösteriyor.

Stand-up’ın bedeli, beklentilerin zinciri

Ukrayna kriziyle değişen kü­resel iktisadi koşullar iç kamu­oyunda yeterince anlaşılama­dı. İletişim kötü yönetildi. En üst düzeyde dile getirilen iktisa­di tezlerin varsayımları, aktarım mekanizmaları ve sonuçları üze­rinden tartışılması gerekiyordu. Ancak merkez medya ve ilinti­li YouTube mecralarında tartış­ma sıklıkla stand-up üslubuna sı­kıştı. Ciddi konuların sulandırıl­ması, politika tercihlerinin hangi koşullarda hangi sonuçları doğu­racağını konuşmayı güçleştirdi.

Beklentiler çıpalanamadı; fi­yatlama davranışındaki dalga­lanma büyüdü. İletişimdeki bu kopuşun daha sonra devreye gi­ren dezenflasyonun toplumsal karşılığını da zayıflattığını düşü­nüyoruz. Bununla birlikte gecik­menin ne kadarını sulandırma­ya, ne kadarını politika bileşimi­ne ve şoklara bağlayabileceğimiz ayrı bir araştırma sorusu.

“Başka bir yol izlenseydi ne ya­şanırdı?” sorusu karşıolgusal, yani “counterfactual” bir analiz gerek­tiriyor. Alternatif politika patika­sının enflasyon, üretim, istihdam ve finansman üzerindeki sonuçla­rını bir bütün olarak (“holistic”) tartmak zorundayız. Daha iyi bir toplam sonuç garanti edilemez; fa­kat garanti yokluğu da uygulanan yolun üstünlüğünü kanıtlamaz.

Brezilya: Zincirlerine bağlı kalmış bilanço

Brezilya bu tartışmaya bir kar­şılaştırma penceresi açıyor. Eko­noritmiks’te 14 Temmuz 2025 tarihli “Brzeziński” yazısından beridir Brezilya çiftçisinin pa­halı girdiler, sıkı kredi koşulları ve borç yükü arasında sıkışma­sını izliyoruz. Son olarak 7 Ekim tarihli “Patika Yollar” yazımız­da, faiz indirimlerine rağmen fi­nansman yükünün sürdüğünü vurguladık.

4 Ekim’deki başkanlık seçimi­nin ilk turunda Flávio Bolsona­ro’nun Lula’yı geride bırakması, bu zeminde dikkat çekici. Ancak sandık sonucunu yalnızca çiftçi­nin finansman sıkıntısına bağ­layamayız. Brezilya, Türkiye’nin karşıolgusal deneyi değil; fiyat is­tikrarı arayışında üretim kapasi­tesini ve toplumsal desteği birlik­te gözetme gereğini hatırlatıyor.

Sonuç: Kalan sağlar bizimdir

Elimizde yönünü %12 rejimi­ne çevirmiş bir enflasyon patika­sı var. Son #Hashtag yazımızda, “Big Mac Endeksi’nin Tedavül­den Kalkışı” üzerinden tartıştığı­mız gibi, kurun taşıyabileceği de­ğeri üretkenlik, yenilik ve katma değer kapasitesiyle birlikte oku­malıyız. Bu kapasitenin güçlen­mesi, dezenflasyonun üretim ze­minini de sağlamlaştırabilir.

Bugün görevimiz düşen eğilimi yeni yönetilen fiyat ve vergi şok­larıyla bozmamak; mali disiplini, üretim kapasitesini ve güvenilir iletişimi birlikte güçlendirmek. Enflasyonun zinciri, fiyat koya­nın yarını düne benzetmekten vazgeçtiği ölçüde çözülür.

Enflasyonun epistemolojik kopuşu: Türkiye’nin patikası, Brezilya’nın hatırlattığı - Resim : 1

Enflasyonun epistemolojik kopuşu: Türkiye’nin patikası, Brezilya’nın hatırlattığı - Resim : 2

Enflasyonun epistemolojik kopuşu: Türkiye’nin patikası, Brezilya’nın hatırlattığı - Resim : 3

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.265,98 0,43 %
Dolar 49,3442 0,15 %
Euro 55,2874 0,17 %
Euro/Dolar 1,1198 -0,04 %
Altın (GR) 6.626,83 1,29 %
Altın (ONS) 4.185,75 -0,20 %
Brent 102,77 0,24 %