Eylül PPK toplantısı kararı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

TCMB Eylül ayı PPK toplantısında faiz­lerde değişikliğe gitmedi. Eylül ayı PPK toplantısı geçmiş toplantılara göre daha kri­tik bir toplantıydı. 2026 yılı Mart ayı ve son­rasındaki toplantılarda faiz açısından yukarı ya da aşağı yönlü hareketler beklenmiyordu. ABD-İran savaşının enerji fiyatları ve teda­rik zinciri üzerinden etkileri net bir şekilde görülüyordu.

Nitekim, Orta Vadeli Program (OVP) toplantısında TCMB Başkanı Sayın Karahan savaşın enflasyon üzerindeki etkisi­ni yedi yüzde puan olarak açıkladı. Yaz ayla­rının sonuna doğru savaşın etkileri artık dün­yada kanıksanmış vaziyette. Ülkelerin enerji ihtiyaçları Hürmüz Boğazı’nda yaşanan so­runlara rağmen büyük ölçüde karşılanıyor. Petrol fiyatlarında da 80-90 dolar arası bir seviye şimdilik kanıksanmış vaziyette. Yurt içi fiyatlar enerji fiyatlarındaki yeni dengeye uyum sağlamış durumda.

Enerji fiyatlarında 100 doların üzerinde fiyatlar kalıcı olmadığı sürece ülkeler için enerji şoku sönümleniyor diyebiliriz. Diğer taraftan, Rusya-Ukrayna sa­vaşındaki gidişatın da hem enerji hem de tahıl fiyatları açısından takip edilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatalım.

Enflasyon gelişmelerine baktığımızda mal enflasyonundaki gelişmelerin olumlu olduğu­nu söyleyebiliriz. Ağustos ayı itibariyle yıllık mal enflasyonu %26,19 iken, hizmetler enf­lasyonu %40,28 seviyesinde. Burada en temel konu döviz kurundaki değişim. Aralık sonu­na göre dolar kuru %12,7, euro %11,5 artmış. TCMB tarafından yapılan piyasa katılımcıları anketi sonuçlarına göre de 12 ay sonrası kur değişimi hızı %20’ye sabitlenmiş durumda. Yurt içi talebin geçmiş dönemlere göre zayıf seyrediyor olması da mal enflasyonunun da­ha ılımlı olmasına yol açıyor.

Hizmetler enflasyonunda maalesef 2026 yılında iyileşme gerçekleşmedi. Ocak ayın­da %40,23 olan hizmetler enflasyonu ağus­tos itibariyle %40,28 seviyesinde. Hizmetler alt sektörlerindeki yapısal sorunları artık ko­nuşmaya gerek yok. Yapısal sorunlar kaynaklı enflasyona karşı para politikasının sınırlı et­kinliğini de herkes öğrendi.

Dış gelişmeler

ABD’de eylül ayında faiz artışı ihtima­li tekrar %60’lara yaklaşmış durumda. EC­B’den 25bp’lik faiz artışına kesin gözüyle bakılıyor. İthalat birim değer endeksinde yıllık artış %10 düzeyinde. Bir başka deyiş­le, yurt dışından önemli miktarda enflasyon ithal ediyoruz. Orta Doğu’da stresin tekrar artması tedarik zincirinde sorunları tekrar gündeme getirebilir.

Merkez Bankası faiz indirse ne olurdu?

Yukarıdaki argümanlara göre TCMB bel­ki sınırlı bir faiz indirimine gidebilirdi. Fakat hem Türkiye hem de diğer ülkelerin tecrübe­si gösteriyor ki erken faiz indirimi enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratıyor. Yaptığımız he­saplara göre enflasyon ataletinde gerileme söz konusu. Ortalama enflasyonda da kazanımlar var. Bu kazanımları düşününce erken bir faiz indirimi bu kazanımları riske atabilirdi.

Önümüzde iki PPK toplantısı kaldı. Ener­ji fiyatlarında gerileme gerçekleşirse yılso­nunda TÜFE enflasyonunun %29’a doğru gerileyeceğini düşünüyoruz. Bu senaryo al­tında TCMB politika faizini 200bps kadar in­direbilir. Dolayısıyla yıl sonunda politika fai­zi %35’e gerileyebilir. Artık 2027’yi daha da­ha fazla konuşacağımız bir döneme giriyoruz. OVP 2027 için bazı işaretler verdi. Fakat 2027 tahminlerimizde önemli değişiklilere yol aç­madı. 2027’de sıkı para politikasının devam edeceğini ve mevcut ekonomik koşulların sü­receğini değerlendiriyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.393,85 -0,77 %
Dolar 48,5936 0,10 %
Euro 56,4698 0,17 %
Euro/Dolar 1,1608 -0,03 %
Altın (GR) 6.787,54 -0,91 %
Altın (ONS) 4.322,57 0,13 %
Brent 106,20 6,62 %