Gozzo geleneğine modern dokunuş
İtalyan tersanesi Patrone Moreno, klasik Akdeniz gozzo teknesini günümüz motor yat anlayışıyla yeniden yorumladı. Markanın yeni amiral gemisi olacak 45 feet uzunluğundaki Patrone 45 Convertible, dünya prömiyerini Eylül ayında Cannes Yachting Festivali'nde yapacak.
İtalyan tersanesi Patrone Moreno, yeni modeli Patrone 45 Convertible ile geleneksel gozzo teknesini daha uzun seyirlere uygun, dört mevsim kullanılabilecek bir motoryata dönüştürüyor. Markanın 2024 yılında tanıttığı Patrone 45 Open modelinden geliştirilen tekne, İtalyan tasarımcı Tommaso Spadolini imzasını taşıyor. Yeni model, klasik gozzo çizgilerini korurken modern motor yatların konforunu ve teknolojisini de bünyesinde topluyor. En önemli yenilik ise kokpit tasarımında karşımıza çıkıyor.

Değişken hava için kapalı kokpit
Patrone 45 Open'da bulunan T-top gölgelik yerine, Convertible versiyonunda tamamen kapalı bir kokpit tercih edilmiş. Böylece tekne yalnızca yaz aylarında değil, değişken hava koşullarında da daha konforlu bir kullanım sunuyor. Bu düzenleme özellikle uzun deniz yolculuklarını hedefleyen kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor.
Kokpit, iki farklı yaşam düzeniyle sipariş edilebiliyor. İlk seçenekte gerektiğinde geniş bir güneşlenme alanına dönüşebilen merkezi oturma grubu yer alırken, ikinci planda U biçiminde çevreleyen oturma düzeni tercih ediliyor. Kıç taraftaki oturma alanı, geniş yüzme platformu ve baş güvertedeki güneşlenme bölümü de dış yaşam alanını tamamlıyor.
İç mekânda en dikkat çekici değişiklik mutfağın ana güverteden alt güverteye taşınması olmuş. Böylece ana salonda daha geniş bir oturma ve yemek alanı oluşturulurken, alt katta indüksiyon ocak, büyük buzdolabı, fırın ve bulaşık makinesiyle donatılmış tam donanımlı bir mutfağa yer verilmiş.
Teknede bir sahip kamarası ve bir VIP misafir kamarası bulunuyor. Yemek bölümündeki oturma grubunun yatağa dönüşebilmesi sayesinde toplam altı kişilik konaklama kapasitesi sunuluyor.

Kişiselleştirilebilir iç mekân
Patrone'nin imzası haline gelen geniş gövde camları, iç mekânı doğal ışıkla doldururken deniz manzarasını kesintisiz şekilde içeri taşıyor. Açık tonlu meşe kaplamalar ferah atmosferi güçlendirirken, kumaşlar, döşemeler ve renk kombinasyonları tamamen kullanıcı tercihine göre şekillendirilebiliyor.
Patrone 45 Convertible, Volvo Penta IPS 600 motorlarla sunulacak. Performans verileri henüz açıklanmasa da joystick destekli manevra sistemi sayesinde özellikle liman girişleri ve yanaşma işlemlerinin önemli ölçüde kolaylaştırılması hedefleniyor. Yeni model, ilk kez Eylül ayında düzenlenecek Cannes Yachting Festivali'nde deniz tutkunlarının karşısına çıkacak.

Apollo 11'e gönderme: 11 gram altın
Swatch ile Omega işbirliğinin büyük ilgi gören MoonSwatch koleksiyonu, Apollo 11'in Ay'a inişinin yıl dönümüne özel hazırlanan yeni Mission to the Moon1969 modeliyle genişledi. Limitli seri, geri dönüştürülmüş 18 ayar Moonshine Gold kullanımıyla koleksiyonun en iddialı modellerinden biri olmaya hazırlanıyor.
2022 yılında tanıtıldığından bu yana saat dünyasında uzun kuyruklar oluşturan ve koleksiyoncuların yakın takibine giren seri, bu kez rotasını insanlığın en önemli uzay yolculuklarından birine çeviriyor. Yeni Mission to the Moon1969, adını Apollo 11 görevinin gerçekleştiği yıldan alıyor. Üretim adedi de aynı göndermeyi taşıyor; modelden yalnızca 1.969 adet üretilecek.

Altın bu kez geri dönüşümden geliyor
Saatin en dikkat çekici özelliği ise kullanılan 18 ayar Omega Moonshine Gold. Modelde yer alan yaklaşık 11 gram altın, Omega'nın üretim sürecinde arta kalan Moonshine Gold parçalarının yeniden eritilip işlenmesiyle elde ediliyor. Böylece marka, sınırlı üretim modelinde geri dönüştürülmüş değerli metal kullanımına da dikkat çekiyor. Bir başka ince ayrıntı ise fiyatlandırmada karşımıza çıkıyor. Yaklaşık 500 İsviçre Frangı seviyesinde olması beklenen satış fiyatı, güncel altın değerine göre değil, Apollo 11'in Ay'a ulaştığı 21 Temmuz 1969'daki altın fiyatına gönderme yapacak şekilde belirlenmiş.
Yeni model, tamamen altın görünüm yerine MoonSwatch serisinin imzası haline gelen mat siyah bioceramic kasayı altın detaylarla bir araya getiriyor. Fırçalanmış altın renkli kadran, vintage Speedmaster logosu, siyah lake indeksler ve parlak takimetre çerçevesi modele klasik Omega saatlerini hatırlatan bir karakter kazandırıyor. Akrep, yelkovan, kurma kolu ve kronograf butonlarında ise 18 ayar Moonshine Gold kullanılıyor. Kuvars kronograf mekanizması ve Velcro kayış ise MoonSwatch'ın günlük kullanıma yönelik çizgisini koruyor.
Arka kapakta Ay yüzeyini simgeleyen pil kapağı, 20 Temmuz 1969 tarihi, Sea of Tranquillity (Huzur Denizi) gravürü ve astronot izini temsil eden detaylar yer alıyor. Her saatin kasa yanına işlenen limitli üretim numarası da modeli koleksiyoncular açısından daha özel hale getiriyor.

Satın almak için başvuru şart
Swatch, bu modelde klasik satış yöntemini de değiştirdi. Mission to the Moon1969'u satın almak isteyenlerin, markanın Electronic Swatch Timepiece Application (ESTA) sistemi üzerinden 32 soruluk dijital başvuruyu tamamlaması gerekiyor. Başvurular arasından seçilen kullanıcılar satın alma hakkı elde edecek.
Omega x Swatch Mission to the Moon1969
Limitli üretim: 1.969 adet
Kasa: 42 mm mat siyah Bioceramic
Mekanizma: Kuvars kronograf
18 ayar Omega Moonshine Gold
Akrep ve yelkovan: 18 ayar Moonshine Gold
Cam: Biyolojik kaynaklı bombeli cam
Su geçirmezlik: 3 bar
Kayış: Siyah Velcro