Hedefler… Tahminler… Vesaire
Yine anlamakta ve anlamlandırmakta zorlandığımız bir TCMB Enflasyon Raporu Sunumunu daha geride bıraktık. Şubat ayındaki son toplantıda savaşın başlamasından iki hafta önce ABD filosunun önemli bir kısmını Hürmüz Boğazına yakın biçimde konumlandırdığı noktada petrol fiyatını aşağı yönde revize eden banka, bu sefer 2026 yılı ortalama petrol fiyatı tahminini global dengelerdeki bozulmayı dikkate alarak yukarı revize etmiş.
Gıda fiyatlarında mayıs ayında gerilemenin başladığına dair yorumlar ve buna bağlı olarak gıda fiyatları tahmininde daha sınırlı bir revizyon ise pek inandırıcı değil. Bilakis savaş kaynaklı olarak akaryakıt fiyatlarında yaşanan yükselişin ve gübre fiyatlarındaki artışın kademeli etkilerini önümüzdeki aylarda göreceğiz, mayıs ayında yaşanan olağan üstü hava koşullarının arz üzerindeki yansımaları da benzer şekilde bu iyimser tahminlerin içinde yok.
Yazın beklediğimiz kadar turist gelmezse, o zaman daha düşük gıda talebi ile fiyatlar bu tahminlere yakınsayabilir ancak dış ticaret açığımızın enerji faturasının artması ile bu kadar yukarılara geldiği bir ortamda ödemeler dengesinde daha büyük bir sorun yaşamamamız için turizm gelirleri belki her zamankinden daha büyük bir öneme sahip. Petrolde 10 dolar varil düzeyinde bir artışın bize maliyeti yaklaşık dört milyar dolar, yani fiyatların ortalama tahminde 30 dolara yakın bir yukarı revizyona tabi olduğu düşünülecek olursa 10 milyar dolar üzerinde bir ekstra açıktan bahsediyoruz.
Hedefi değiştirmem ancak tahminimi güncellerim
Bu gelişmeler ışığında TCMB 2026 yılına dair enflasyon hedefini %24 ve tahminini de %26 olarak belirledi. Geçtiğimiz dönemde de hedef ile tahminin ayrıca belirtilmesinin ne kadar kafa karışıklığı yarattığına dair yazılarım var. Hedefi değiştirmem ancak tahminimi güncellerim yaklaşımı da burada geçerli değil, zira ikisi birden revize ediliyor, tahmin hedeften yüksekse, o zaman tahmini hedefe getirecek politikalar uygulanmalı, bunun için gerekli araçlar ve bu araçların kullanımına dair bağımsızlık TCMB nezdinde mevcut.
Biz piyasa katılımcıları tahmin verip revize edebiliriz, ancak işin bilfiil başındaki kurum için farklı dinamikler geçerli. Çözemediğim diğer bir konu ise belirsizlik aralığı vermekten vazgeçilmesi. Üniversitede istatistik dersi alanlar için tekrar olacak ancak geleceğe dair yapılan her modelleme ile ortaya çıkan tahmin belirli bir bandın içinde yer alır. Burada çok teknik detay girmek istemiyorum ancak örnek vermem gerekirse, normal dağılım fonksiyonundaki olasılıklara bakarak enflasyon %90 ihtimal ile %23 ile %29 arasında olmasını bekliyorum denebilirdi.
Burada artan volatilite ile %90 ihtimal için gereken güven aralığı genişliği fazla bulunmuş olabilir, ancak %26 diye tahmin yapıyorsanız bunun dayandığı bir bant aralığı var, yılın sonuna doğru yaklaşırken daha az sayıda ay kaldığından belirsizlik azalır ve bant daraltılır normalde, ancak olağan dışı durumlardan geçtiğimiz düşünülecek olursa burada bandın biraz daha genişletilmesi makul karşılanırdı.
Kişisel tahminim bant aralığında %30 ve üzeri bir rakamın telaffuz edilmemesi adına bu yol tercih edildi. İlk dört ayda %15 düzeyine yaklaşan enflasyonun Hürmüz Boğazı krizi bugün çözülse dahi yılın geri kalan sekiz ayında %2 temposunun altına kalıcı sarkmasının ne kadar düşük ihtimal olduğunu basit bir modelleme yapan herkesin görebildiği yerde %30 demek bu kadar zor olmamalı.