Kişi başı dış borç, kişi başı milli gelirin üçte birine indi

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Kişi başına düşen ortalama dış borç 2021 sonundan bu yıl haziran sonuna kadar 1.774 dolar artarak 6.244 dolara ulaştı. Aralık 2021-Haziran 2026 arasında kümülatif enflasyon yüzde 500’ü aşarken, dolardaki artış yüzde 376,7’de kaldı; baskılı kur etkisiyle kişi başı GSYH bir kattan fazla büyüyerek 20 bin dolar sınırına geldi. 2021 sonunda yüzde 55,7 olan kişi başı dış borç/kişi başı milli gelir rasyosu bu yıl haziran itibarıyla yüzde 33,5’e indi.

Türkiye’de 2021 sonunda yüzde 60’a yaklaşan kişi başı ortalama dış borç/ kişi başı milli gelir oranı, bu yıl haziran sonu itibarıyla üçte bi­re indi. Nüfusun adeta yerinde saydığı söz konusu dört buçuk yıllık dönemde dış borç hızla büyümeye devam ederken; ki­şi başı dış borç/milli gelir ras­yosundaki sert düşüşte, baskılı kur dolayısıyla dolardaki artışın içerideki enflasyonun çok geri­sinde kalması sonucu milli ge­lirin suni olarak şişmesi önemli oranda etkili oldu. Bu dönem­deki makroekonomik dengeler, enflasyon ve döviz kuru arasın­daki yapısal kopukluğun yapay bir zenginleşme ve borçluluk oranında kâğıt üzerinde düşüş algısı yarattığına işaret ediyor.

Nüfus yavaş, dış borç hızlı arttı

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri baz alınarak yapılan “Kişi başı milli gelir ve dış borç” karşılaştırması; enf­lasyon-kur makasının makro göstergelerde yol açtığı illüz­yonu ortaya koyuyor. 2021 so­nunda 84 milyon 680 bin olan Türkiye nüfusu, bu yıl haziran sonu itibarıyla ancak 86 mil­yon 320 bin seviyesine ulaştı. Bu dönemdeki kümülatif nüfus artış hızı yüzde 1,9 düzeyinde kaldı. Aynı dönemde brüt dış borç stoku yüzde 42,4 büyüye­rek 378,5 milyar dolardan 539 milyar dolara çıktı. 2021’de 4.470 dolar olan kişi başına dü­şen dış borç miktarı, bu yıl ha­ziran sonu itibarıyla 6.244 do­lara ulaştı. Kişi başına düşen ortalama dış borç bu dönem­de yüzde 39,7 oranında 1.774 dolar arttı. Bunun Türk lirası cinsinden karşılığı ise kurdaki artış ve borç birikiminin ortak etkisiyle yüzde 565,8 arta­rak 40 bin 146 TL’den 267 bin 306 TL’ye fırladı.

Kişi başı milli gelirde makas etkisi

Ülke sınırları içinde belli bir dönemde üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin net parasal değerlerinin toplamını ve bu üretim sürecinde elde edilen toplam gelirleri ifade eden gay­ri safi yurt içi hasıla (GSYH/ Milli gelir), ulusal para cinsin­den hesaplanıyor, belirli kur kuralları işletilerek ABD Dola­rına çevriliyor. Milli gelirin nü­fusa bölünmesi ile de kişi başı­na GSYH bulunuyor.

TÜİK verilerine göre gö­re son dört çeyrek toplamında cari fiyatlarla GSYH 73 trilyon 28,5 milyar, kişi başına milli ge­lir de 846 bin lira oldu. ABD do­larına çevrildiğinde son dört çeyrek toplamı GSYH cari fi­yatlarla 1 trilyon 705 milyar dolara ulaştı. Bu da TÜİK’in 1 Temmuz itibarıyla 86 milyon 320 bin 620 kişi olarak açıkla­dığı nüfus sayısına bölündü­ğünde, 19 bin 762 dolarlık bir kişi başı gelire karşılık geldi. 2021 yılındaki 9.424 dolarlık düzey ile kıyaslandığında ki­şi başı milli gelir bu dönemde 10.338 dolarla bir kattan fazla arttı. Ancak bu artışın önemli bir bölümü enflasyon-kur ma­kasından, baş­ka deyişle kur ar­tışlarının enflasyonun çok gerisinde kalmasından kay­naklandı. TÜİK’in tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre kümülatif enflasyonun yüz­de 502,4 olduğu söz konu­su dönemde dolar kurundaki artış ise yüzde 376,6’de kaldı.

İçeride yüksek enflasyon yaşanırken, döviz kurunun bas­kılanarak düşük tutulması, do­lar cinsinden milli geliri ve do­layısıyla kişi başına GSYH’yi suni biçimde büyüttü. Anılan dönemde nüfus artış hızının gi­derek düşmesi de bu matema­tiksel işlemin sonucunun yük­sek çıkmasına önemli ölçüde katkı yaptı. Enflasyonla şişen devasa TL cinsi GSYH, baskı­lanarak ucuz tutulan dolar ku­runa bölündüğünde, kâğıt üze­rinde yaklaşık 20 bin dolara yaklaşan bir kişi başı gelir so­nucu doğurdu.

Kişi başı dış borç, kişi başı milli gelirin üçte birine indi - Resim : 1

Borçluluk oranında sert düşüş kalıcı mı?

Baskılı kur politikasının damga vurduğu 2021’den bu yana olan dönemde kişi başı dış borcun kişi başı milli gelire oranında sert bir düşüş yaşandı. 2021 sonunda yüzde 55,7 olan söz konusu oran bu yıl haziran itibarıyla yüzde 33,5’e indi.

Ekono-mistler, pay kısmında yer alan dış borç yüzde 40’a yakın artarken, payda konumundaki milli gelirin kur illüzyonundan dolayı yüzde 100’ü aşmasının rasyoyu matematiksel olarak aşağı çektiğini belirtiyor. Gelecek dönemde döviz kurunun enflasyon farkını kapatacak şekilde yukarı yönlü bir düzeltme yapması durumunda ise paydadaki dolar bazlı gelirin hızla eriyeceği ve borçluluk oranının reel düzeyi olan yüzde 50 bandını yeniden aşabileceği belirtiliyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.012,42 0,57 %
Dolar 48,4331 0,23 %
Euro 56,2466 0,07 %
Euro/Dolar 1,1608 -0,05 %
Altın (GR) 6.855,41 -0,71 %
Altın (ONS) 4.430,03 -0,97 %
Brent 94,5790 -0,06 %