Şirketinizin stratejisini 35 kelimede anlatabilir misiniz?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Türkiye’de iş dünyasında sıkça karşı­laştığım bir durum var: Herkes stra­tejiden söz ediyor. Planlar, bütçe toplan­tıları, kalın sunumlar… Fakat basit bir soru sorduğumda cevaplar zorlaşıyor: Şirketinizin stratejisini, 30 saniye için­de ve en fazla 35 kelimeyle anlatabilir misiniz?

Üstelik aynı stratejiyi, genel müdür, üretim mühendisi veya satış uzmanınız da aynı şekilde 35 kelimeyle ifade edebi­liyor mu?

Cevap hayırsa, ortada kuruma mal ol­muş bir strateji yoktur. Üst yönetimin bildiği strateji, uygulamada temenniler listesidir.

“Biz büyük ve karmaşık bir şirketiz; bunu 35 kelimeye nasıl sığdıralım?” di­yebilirsiniz. Oysa şirket karmaşıklaştık­ça stratejinin daha karmaşık değil, daha berrak olması gerekir. Strateji, bütçelere yerleştirilmiş hedeflerin toplamı değil; ne yapacağınızı ve neyi yapmayacağınızı belirleyen seçimler bütünüdür.

Stratejinin üç temel bileşeni

Birincisi, hedefiniz nedir? Önümüzde­ki üç veya beş yılda ulaşmak istediğiniz esas sonuç hangisi? Aynı anda pazar lide­ri, en hızlı büyüyen, en kârlı ve en yenilik­çi şirket olmayı istemek strateji değildir. Hedef, ölçülebilir ve zamanla sınırlan­dırılmış olmalıdır. Her şey öncelikli ise, hiçbir şey öncelikli değildir.

İkincisi, kapsamınız nedir? Hangi müş­terilere, hangi ürünlerle ve hangi coğraf­yalarda hizmet vereceksiniz? Hangi alan­lara girmeyeceksiniz? ‘Biz herkese her­şeyi satarız’ yaklaşımı esneklik değil, odaksızlık üretir. Strateji, cazip fırsatlara hayır diyebilme disiplinidir.

Üçüncüsü, avantajınız nedir? Müşteri neden rakibinizi değil sizi seçsin? ‘Kali­teliyiz’, ‘müşteri odaklıyız’ veya ‘fiyatımız uygun’ demek yetmez. Bunlar farklılaştı­rıcı vaatler değil, oyunda kalmanın şart­larıdır. Gerçek avantaj, rakiplerin kolayca kopyalayamadığı yetkinliklerden ve bir­birini güçlendiren faaliyetlerden doğar.

Stratejik tatlı noktanızı bulun

Harvard’dan David Collis ve Michael Rukstad’ın dikkat çektiği ‘strategic sweet spot’, yani stratejik tatlı nokta, güçlü bir stratejinin kalbidir. Burası, şirketin yete­nekleriyle müşterinin gerçek ihtiyacının kesiştiği; rakiplerin ise aynı değeri aynı başarıyla üretemediği alandır.

Ancak bu nokta sonsuza kadar koru­namaz. Teknoloji, yapay zekâ, jeopoli­tik gelişmeler, regülasyonlar ve müşteri davranışları zemini sürekli değiştiriyor. Patronların ve tepe yöneticilerin görevi, bugünün tatlı noktasını tarif etmek kadar onun nasıl aşınabileceğini görmek ve ye­nisini zamanında inşa etmektir.

35 kelime bir yönetim testidir

Bir yönetici hangi projeye kaynak ayı­racağını bilmiyorsa, satışçı kime ne kadar iskonto vereceğinden emin değilse veya insan kaynakları hangi yetkinlikleri ge­liştireceğini kestiremiyorsa, sorun çalı­şanlarda değildir. Üst yönetim, stratejik tercihlerini günlük kararlara yön verecek açıklıkta ortaya koyamamıştır.

Elbette strateji yalnızca 35 kelime de­ğildir; arkasında analizler, kaynak tahsis­leri ve uygulama planları bulunur. Fakat özü 35 kelimeye indirgenemiyorsa, yöne­tim ekibinin ortak bir anlayışa sahip olup olmadığı sorgulanmalıdır.

“Dünya çok hızlı değişiyor; bugün yaz­dığımız strateji yarın geçersiz kalabi­lir” itirazı da ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Strateji, geleceği tek bir senaryoya hap­setmek değil; koşullar değişirken hangi yönde ilerleyeceğinizi ve hangi ilkeler­le karar vereceğinizi bilmektir. Yön sabit kalabilir, rota değişebilir.

Şimdi yönetim ekibinizi aynı masaya oturtun. Herkesten şirketin stratejisini bağımsız olarak 35 kelimeyle yazmasını isteyin ve cevapları karşılaştırın. En ha­raretli tartışma müşteri tanımı, öncelik veya odak üzerinde çıkacaktır.

Asıl strateji çalışması orada başlar. Çünkü şirketlerin geleceğini uzun su­numlar değil, onlardan çıkarılmış net se­çimler belirler.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.235,83 -1,60 %
Dolar 48,6298 0,03 %
Euro 56,2169 0,12 %
Euro/Dolar 1,1550 0,02 %
Altın (GR) 6.677,23 -1,42 %
Altın (ONS) 4.299,60 0,02 %
Brent 103,20 1,44 %