Banker Bilo
Şener Şen ve İlyas Salman başrolde, Ertem Eğilmez filmi 1980 yapımı. Geçen hafta yazmıştık “Ah o 80’ler” diye. Lehman Biraderlerin yerli versiyonu denebilecek bu günler umarız çabuk ve küçük yatırımcının lehine geçer.
Celebrity isimlerle Bodrum gibi farklı şehirlerde yapılan eğitim, seminer, şeklinde yatırım ürünleri tanıtımlarının, bol takipçili sosyal medyada gürültü riski ile bahse konu fonlarda oluşturduğu bir durum da var mı bakılacaktır mutlaka. Eğer bir etki varsa, Türkiye Ekonomi Modeli döneminde popüler sosyal medyanın nasıl bir etkisi olmuştur sorusu gelir peşine haliyle.
Böyle füze mi atılır?
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, geçen hafta bir X postu ile Taylor Kuralına atıfla güncel formülü paylaştı. Haziran ayında “1993” ve “Sürreel” yazımızda reel faize dair Taylor Kuralının yetersizliğini detaylı anlatmıştık.
Yenilenen formül şu şekilde:
i = r* + π* + 1.5(π−π*) + 0.5(y−y*) + α(SOH− SOH*) + β(BEM−BEM*), α,β > 0
Eski formüldeki nötr faiz gibi gözlemlenmesi mümkün olmayan, hesaplanması zor olan çıktı açığı ve gerçekleşmesi oynak olan beklenen enflasyon değişkenlerini bir kenara koyarsak, yeni formüldeki yeni değişkenler (Hürmüz ve Babül Mendep Boğazı) formüldeki en somut başlıklar olmuş.
“Reel faiz şart, bilim bunu gerektirir” diyen bizdeki ana akıma Ben Şalom Bernanke (vd. 2004) makalesini hatırlatmış aslında yeni formülle. Arz ve enerji şoklarında politika faizinin enflasyonda bir katkısı olmaz, demek formülün özeti.
Yanıltıcı yanılma
Fed’in enflasyon nedeni ile faiz artışına gitmek zorunda kaldığına atıf veren Kalibaf’ın Genişletilmiş Taylor Formülünde aslında sorunu Japonya ve tahvillerde aramak lazım. Japonya’yı faiz artışına zorlayan ABD, tahvil satışları sürdükçe kendisi faiz artışı yapmak zorunda kaldı.
Daha doğrusu, Warsh ilk toplantıda havlu atarak merkez bankası bağımsızlığını bir kenara bırakıp, faiz lobisine boyun eğmek zorunda kaldı. Sonrasında Japonya denklik için faiz artışına gitti. Birlikte Faiz Ponzisinin startını verdiler. Bu arada Fed’in faiz artışını ABD ve dünyada birçok ekonomist yanlış karar olarak nitelemişti.
Fed’in politika faiz indirimi ile daraltıcı genişlemeye gittiği ve uzun vadeli tahvil faizinin arttığı iddiasından bu yana Fed faizde sabitken ABD tahvillerinde faiz artışı sürdü. Nedeni Çin ve Japonya en başta. Şimdi faiz arttırıp genişleyici sıkılaştırmaya geçtiği iddia edilen yerde ise, 10 yıllık tahvil faizi hala %5 civarında, pek hızlı düşme ve eski seviyesine dönme niyetlisi değil. O zaman iddialarda mı bir sıkıntı var?
Yeşil aklama
Akla doların rengi geliyor yeşil deyince. Fed faiz artışı ile kendini akladı mı zaman gösterecek. Öte yandan Davos’a özel jetleri ile gidip sürdürülebilirlik, yeşil ekonomi, yeşil finansman diye roman yazanlar şimdi petrolün arzını, fiyatını, savaşın gidişatını ve yayılmasını belirliyor. Tarihin en büyük yeşil aklaması gözümüzün önünde aslında.
Fosil bazlı yakıtlar Taylor Kuralını bile hizaya getirdi desek yeridir. Atmosfer seviyesinde uçuşan roketlerin ozon deliği üzerindeki etkisini ölçen var mıdır? En azından umursayan olmadığını biliyoruz bu aralar. Nitekim Kalibaf’ın son füzesinin etki alanı çok geniş, menzili çok uzun.
Bazı fonlardaki son gelişmelerin küçük yatırımcı üzerindeki etkisini dikkate almaksızın, enflasyonda stoper etkisi olacağını söyleyen ana akımdaki acı reçete füzelerinin hala talebi baskılama düşüncesi mi daha yıkıcı yoksa, reel faiz makası grafiklerinin ve reel faiz şart söylemli füzelerin, reel getirisi normalden fazla olan bu PPF’lere olan yatırımcı tercihini etkilemiş olma ihtimali mi daha can sıkıcı, düşünmeden edemiyor insan.
Congrat, kongre
77. Uluslararası Uzay Kongresi 5-9 Ekim Antalya’da. Dünyada rekor 8.330 başvuru, kabul edilen 4.077, Türkiye’den 1.810 başvuru arasından kabul edilen 674 bildiriden biri olarak “Space Workforce Readiness Initiatives-Roadmap For Newcomers” için ben de Antalya’dayım. Yolu düşeni beklerim.
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde yine Antalya’da COP31 yapılacak. Bu tarihe kadar inşallah dünyanın enerji sorunu yukarımızda ve aşağımızda çözülür. Bu yüzden daha da kıymetli bu zirve.
12-14 Kasım 2026 KKTC’de, yönetimin 4K’sı yaklaşımı ile dünyada ilk olan 4. Örgütlerin Yönetimi Kongremize bildiri kabulü devam ediyor.