Döviz dönüşüm desteğinde şartlar değişti
Merkez Bankasının, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerinin Türk lirasına dönüşümünün desteklenmesine ilişkin Uygulama Talimatı, 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına (TCMB) satarak Türk lirasına dönüştürmelerinin teşvik edilmesi ve bu yolla TCMB rezervlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Şartları sağlayan firmalara, TCMB'ye satılan dövizin Türk lirası karşılığı üzerinden 31 Ocak 2027 tarihine kadar yüzde 3 döviz dönüşüm desteği sağlanıyor. Destekten Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan ve tüzel kişiliği haiz firmalar yararlanabiliyor. Ancak şirketin bu nitelikleri taşıması tek başına yeterli değil. Dövizin kaynağı, döviz pozisyonu, firma satış limiti, süre ve belge şartlarının da birlikte sağlanması gerekiyor.
Destek kapsamındaki dövizler
Destek kapsamında değerlendirilecek dövizlerin yurt dışı kaynaklı olması gerekiyor. Şirket hesabına yurt dışından gelen her döviz otomatik olarak destek kapsamına girmiyor. Dövizin, belirtilen işlemlerden kaynaklandığının belgelerle kanıtlanması gerekiyor. 32 sayılı Karar'da tanımlanan kıymetli madenlerin ihracatından kaynaklanan dövizler hariç olmak üzere destek kapsamında değerlendirilebilecek gelirler şunlar:
- Döviz cinsinden ihracat gelirleri,
- Yurt dışında yerleşik kişilerden elde edilen döviz kazandırıcı hizmet gelirleri,
- Yabancılara Türkiye'de sunulan hizmetlerden elde edilen dövizler,
- Serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların yalnızca yurt dışına yaptıkları satışlardan elde ettikleri dövizler.
Döviz pozisyonu şartı ve oranı
Yeni uygulamanın önemli değişikliklerinden biri, döviz pozisyonuna getirilen sınırlama. Döviz pozisyon oranı yüzde 10'u aşan firmalar destekten yararlanamıyor. Döviz pozisyon oranı, Uygulama Talimatı ekindeki Döviz Pozisyonu Bildirim Formu üzerinden hesaplanıyor.
Döviz Pozisyon Oranı = Likit Döviz Varlıkları / (Net Satış Hasılatı veya Aktif Toplamından Yüksek Olan Tutar)
Formun SMMM veya YMM tarafından hazırlanıp onaylanması, firma tarafından da onaylanarak aracı bankaya sunulması gerekiyor. Ayrıca formu onaylayan meslek mensubunun faaliyet belgesinin bankaya ibraz edilmesi zorunlu. Form, düzenleme tarihinden itibaren 15 gün geçerli.
Formun geçerlilik süresinin 15 gün olması, özellikle sürekli ihracat yapan firmalarda yakından takip edilmesi gereken bir konu. Sürenin dolması hâlinde yeni bir form düzenlenmesi gerekebiliyor.
Bu süreçte mali müşavirin; banka döviz hesapları, kasa ve fiziki dövizler, alınan ve verilen çekler, menkul kıymetler, ilgili alacaklar ve diğer likit döviz varlıkları ile bunların muhasebe kayıtlarını dikkate alması gerekiyor. Dolayısıyla form hazırlanırken muhasebe kayıtlarının güncel ve doğru olması daha da önem kazanıyor.
Destek oranı
Döviz dönüşüm desteği, 31 Ocak 2027 tarihine kadar TCMB'ye satılan dövizin Türk lirası karşılığının yüzde 3'ü olarak uygulanıyor. Örneğin, 5 milyon ABD doları dövizin 1 dolar = 50 TL varsayımıyla satılması durumunda hesaplama şöyle olacak:
- Dövizin Türk lirası karşılığı: 5.000.000 USD × 50 TL = 250.000.000 TL
- Döviz dönüşüm desteği: 250.000.000 TL × %3 = 7.500.000 TL
- Destek dâhil toplam tutar: 257.500.000 TL
Buna göre şirketin eline geçen toplam tutar üzerinden hesaplanan efektif Türk lirası karşılığı 51,50 TL/USD seviyesine ulaşıyor.
Firma satış limiti
Firmaların destek kapsamında TCMB'ye satabilecekleri döviz tutarı, firma satış limitiyle sınırlandırılmıştır. Bu limit hesaplanırken faaliyet kârlılığı ve 12 aylık işgücü maliyeti dikkate alınmaktadır. Faaliyet zararı bulunan firmalarda ise yalnızca 12 aylık işgücü maliyeti esas alınmaktadır. Limitler, esas olarak ocak ve temmuz aylarında güncellenmekte; kullanılmayan limit bir sonraki yıla devretmemektedir.
2026 yılı için özel kıst dönem uygulaması
Uygulama Talimatı'nın 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 2026 yılı için özel bir hesaplama yapılacaktır. 1 Ekim-31 Aralık 2026 döneminde firma satış limiti, yıllık limitin yüzde 25'i olarak uygulanacaktır.
Örneğin yıllık satış limiti 100 milyon TL olan bir şirketin 2026 yılının kalan döneminde kullanabileceği limit şöyle hesaplanacaktır: 100.000.000 TL × %25 = 25.000.000 TL.
Ayrıca bu dönemde yararlanılabilecek azami destek tutarı da yıllık 100 milyon TL'lik üst sınırın dörtte biri olan 25 milyon TL ile sınırlıdır.
1 Ekim 2026 tarihinden önce gerçekleştirilen döviz satışları, 1 Ekim-31 Aralık 2026 dönemindeki firma satış limitinin hesabında dikkate alınmayacaktır. Aynı şekilde, bu tarihten önce yararlanılan destekler de söz konusu kıst dönem için belirlenen 25 milyon TL'lik destek üst sınırından düşülmeyecektir.
İhracat ve hizmet gelirlerinde süreler
Mal ihracatından kaynaklanan dövizlerin destek kapsamında değerlendirilebilmesi için ilgili dövizin İhracat Bedeli Kabul Belgesi'ne (İBKB) bağlanması gerekiyor.
Döviz kazandırıcı hizmet gelirlerinde, dövizin kesin fatura tarihinden itibaren 180 gün içinde TCMB'ye satılması gerekiyor. Serbest bölgelerden yurt dışına yapılan satışlarda ise ilgili dövizin, Serbest Bölge İşlem Formu'ndaki ilgili onay tarihinden itibaren 180 gün içinde TCMB'ye satılması şartı aranıyor.
Peşin ihracat bedelleri
Peşin ihracat bedellerinde, döviz TCMB'ye satılırken gümrük beyannamesi henüz mevcut olmasa bile destek talep edilebiliyor. Ancak döviz satışını takip eden altı ay içinde, en az satılan döviz tutarı kadar ve ödeme şekli “Peşin Ödeme” olan gümrük beyannamesi bilgilerinin aracı bankaya bildirilmesi gerekiyor.
Destek alınamayacak başlıca durumlar
Başlıca destek dışı durumlar şunlardır:
- Döviz pozisyon oranının yüzde 10'u aşması,
- Dövizin yurt dışı kaynaklı olduğunun kanıtlanamaması,
- Firma satış limitinin tamamen kullanılmış olması,
- Destek üst sınırına ulaşılması,
- Gerekli belgelerin sunulmaması,
- Hizmetin gerçekten yurt dışındaki alıcıya verildiğinin kanıtlanamaması,
- Bazı ihracat ve hizmet bedellerinin efektif olarak yurda getirilmesi,
- Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki özel durumlar,
- Belirli reeskont kredilerinin kullanılması.
Usulsüz yararlanmanın sonuçları
Destekten usulsüz biçimde veya gerçeğe aykırı bilgi ve belge sunularak yararlanıldığının tespiti hâlinde yalnızca alınan desteğin iadesiyle yetinilmiyor. Destek tutarı yeniden hesaplanıyor; ayrıca faiz ve banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) uygulanabiliyor. Bunun yanında, ilk tespitte bir yıl, sonraki tespitlerde ise üç yıl süreyle firmanın döviz dönüşüm desteği talepleri ile TCMB kaynaklı kredi başvuruları kabul edilmiyor.
Grup şirketleri açısından önemli risk
Yeni düzenlemenin şirketler topluluğu açısından dikkat çekici yönlerinden biri de yaptırımların grup şirketlerine yansıyabilmesi. Usulsüz yararlanma nedeniyle hesaplanan tutar ödeninceye kadar ilgili şirketin kontrol ettiği şirketlerin, ilgili şirketi kontrol eden şirketlerin ve kontrol eden gerçek veya tüzel kişilerin kontrolündeki diğer şirketlerin destek ve TCMB kaynaklı kredi talepleri kabul edilmiyor.
Değerlendirme ve sonuç
Önceki uygulamada destekten yararlanmak isteyen firmalar, belirli şartlarla döviz almama taahhüdünde bulunuyordu. Yeni uygulamayla bu şart kaldırıldı. Bunun yerine, firmanın likit döviz varlıklarının net satış hasılatı veya aktif toplamından yüksek olanına oranının yüzde 10'u aşmaması şartı getirildi.
Bu çerçevede şirketlerin destek başvurusu öncesinde şu kontrolleri yapması önem taşıyor:
1 Dövizin kaynağı kontrol edilmelidir.
2 İhracat gelirlerinde İBKB ve gümrük beyannamesi bağlantısı kurulmalıdır.
3 Hizmet ihracatında faturalar ve hizmetin yurt dışındaki müşteriye sunulduğunu gösteren belgeler incelenmelidir.
4 Döviz pozisyon oranı hesaplanmalıdır.
5 Firma satış limiti belirlenmelidir.
6 2026 yılı için yüzde 25'lik kıst dönem uygulaması dikkate alınmalıdır.
7 Daha önce kullanılan limitler ve alınan destekler kontrol edilmelidir.
8 Döviz hesabı hareketleri incelenerek ihracat bedelinin sonradan başka dövizlerle tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirilmelidir.
9 Döviz Pozisyonu Bildirim Formu ve meslek mensubunun faaliyet belgesi hazırlanmalıdır.
10 Şirketler topluluğundaki firmalar bakımından olası grup şirketi yaptırımları değerlendirilmelidir.
Özellikle YMM ve SMMM tarafından düzenlenecek ve onaylanacak Döviz Pozisyonu Bildirim Formu, yalnızca şekli bir belge olarak görülmemelidir. Formdaki bilgilerin şirketin muhasebe kayıtları, döviz hesapları, ticari alacak ve borçları ile diğer finansal verileriyle uyumlu olduğu kontrol edilmelidir. Bu yaklaşım, meslek mensuplarının sorumluluk riskinin azaltılması açısından önem taşımaktadır.
Öte yandan, düzenlemenin yeni olması nedeniyle firmaların bankalara sunduğu bilgi, belge ve formların incelenmesinde bazı sorunlar yaşandığı, bazı firmaların dosyalarının reddedildiği görülmektedir. Uygulamada karşılaşılan bu sorunların kısa sürede giderilmesi için ilgili bankalara yeni bir uygulama genelgesi gönderilmesinin yararlı olacağı kanaatindeyim.