Denetim sistemimiz masaya yatırılmalı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Son günlerde gündemde olan ekonomik sorun­lara “fon soruşturması” da eklenince, kamu ve özel sektör denetim sistemimizin tartışılması ve yeniden masaya yatırılması daha da önemli hale gelmiş bulunuyor. Başta SPK, BDDK ve KGK ol­mak üzere, denetim ve gözetim alanında görev ya­pan kurumların çalışma usul ve esasları ile görev ve yetkileri yeniden değerlendirilmeli.

Kamu denetim kurumları

1-Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)

SPK, Türkiye’de sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf, etkin ve istikrarlı bir ortamda çalışmasını sağ­lamak ve yatırımcıların haklarını korumak amacıyla düzenleme, gözetim ve denetim yapan kamu kurumu­dur. SPK; sermaye piyasası kurumlarını, halka açık ortaklıkları ve borsaları mevzuat çerçevesinde denet­ler; piyasa işlemlerini izler, yatırımcıların doğru ve zamanında bilgilendirilmesini sağlar. Piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı gibi fiillerle mücadele eder. Ayrıca sermaye piyasası faali­yetlerine ilişkin izin, düzenleme ve yaptırım yetkile­rine sahiptir.

2-Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuru­mu (BDDK)

BDDK, bankacılık ve belirli finansal kuruluşların güvenli ve düzenli çalışmasını sağlamak amacıyla dü­zenleme ve denetleme yapan bağımsız bir kamu otori­tesidir. Bankaların yanı sıra finansal kiralama, fakto­ring, finansman, tasarruf finansman ve varlık yönetim şirketleri gibi kuruluşlar da BDDK’nın düzenleme ve denetim alanında bulunmaktadır. Kurum; finansal is­tikrarın korunması, kredi sisteminin etkin çalışması ve tasarruf sahiplerinin haklarının korunması ama­cıyla gerekli düzenleme ve denetimleri yapmaktadır.

3-Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK)

KGK; muhasebe ve bağımsız denetim alanında standartları belirleyen, bağımsız denetçileri ve ba­ğımsız denetim kuruluşlarını yetkilendiren ve bun­ların faaliyetlerini gözeten kamu kurumudur. KGK; Türkiye Muhasebe Standartları (TMS), Türkiye Fi­nansal Raporlama Standartları (TFRS) ve sürdürüle­bilirlik raporlama standartları gibi alanlarda düzen­lemeler yapmakta, bağımsız denetim faaliyetlerinin kalite ve güvenilirliğini artırmaya yönelik inceleme­ler gerçekleştirmektedir. Kamu yararını ilgilendiren kuruluşları denetleyen bağımsız denetim kuruluşları için incelemeler asgari üç yılda bir, diğerleri için ise asgari altı yılda bir yapılmaktadır.

Özel sektör denetçileri

1-Yeminli Mali Müşavirler (YMM)

YMM’ler, 3568 sayılı Kanun kapsamında yetkilen­dirilmiş meslek mensuplarıdır. Defter tutamaz ve ti­cari faaliyette bulunamazlar. Buna karşılık, mevzu­atın verdiği yetkiler çerçevesinde işletmelerin mali işlemlerini ve belgelerini inceleyerek tasdik işlemle­rini gerçekleştirir ve rapor düzenlerler. YMM’ler; tam tasdik ve özel amaçlı tasdik çalışmaları kapsamında işletmelerin muhasebe kayıtlarını, mali tablolarını, beyannamelerini ve belgelerini inceler. Ayrıca vergi mevzuatı, muhasebe ve finans alanlarında danışman­lık ve raporlama hizmetleri sunarlar.

2-Bağımsız Denetim Kuruluşları (BDK) ve Ba­ğımsız Denetçiler (BD)

Bağımsız denetim kuruluşları ve bağımsız denetçi­ler, işletmelerin finansal tablolarının ilgili finansal ra­porlama çerçevesine uygun hazırlanıp hazırlanmadı­ğını inceleyerek, finansal tablolar hakkında bağımsız denetim görüşü oluştururlar.

Bağımsız denetimin te­mel amacı; finansal tabloların önemli bir yanlışlık içe­rip içermediği konusunda makul güvence sağlamak ve finansal tablo kullanıcılarının güvenilir bilgiye ulaş­masına katkıda bulunmaktır. Bu kapsamda denetçiler; riskleri değerlendirir, iç kontrol sistemlerini dikkate alır, yeterli ve uygun denetim kanıtı toplar ve çalışma­larının sonucunda bağımsız denetim raporu düzenler.

Değerlendirme ve öneriler

Görüldüğü üzere, ülkemizde çok sayıda düzenleyici ve denetleyici kurum ile meslek mensubu bulunmak­tadır. Buna rağmen son yıllarda meydana gelen eko­nomik sorunlara bir de “fon soruşturması” eklenince, denetim sisteminin etkinliği yeniden tartışılır hale gelmiştir. Acaba yaşanan olaylarda denetim kusuru, ihmali veya denetimsizliği mi söz konusu olmuştur? Yoksa mevcut denetim mekanizmalarının bağımsızlı­ğı ve etkinliği konusunda sorunlar mı bulunmaktadır?

Öte yandan, özel sektör denetçileri olarak YMM’lerin ve bağımsız denetim kuruluşlarının denetim ve rapor­lama sistemleri de yeterli midir? Bu soruların açık ve objektif biçimde ele alınması gerekiyor. Ayrıca bugün önemli ölçüde denetim dışında kalan veya farklı de­netim mekanizmalarına tabi olan spor kulüpleri, der­nekler, vakıflar ve bazı kuruluşların da faaliyetlerinin niteliğine göre daha etkin bir denetim sistemine tabi tutulması sağlanmalıdır.

Önerimiz

1-Kamu denetim kurumları olarak tanımlanan SPK, BDDK ve KGK’nın görev ve yetkileri yeniden ma­saya yatırılmalı, mevzuat güncellenmeli ve bu kurum­ların bağımsız ve etkin çalışmasını sağlayacak meka­nizmalar güçlendirilmelidir. Gerekirse bu kurumların belirli dönemlerde Devlet Denetleme Kurulu (DDK) veya oluşturulacak başka bir üst denetim mekanizma­sı tarafından denetlenmesi değerlendirilmelidir.

2-Özel sektör denetçileri olarak YMM’lerin ve ba­ğımsız denetim kuruluşlarının görev, yetki ve sorum­lulukları da yeniden ele alınmalıdır. Denetimin ba­ğımsızlığını güçlendirecek yeni modeller geliştiril­meli; özellikle denetlenecek şirketin seçimi, denetim ücretinin belirlenmesi ve denetçinin bağımsızlığı ko­nusunda çıkar çatışmalarını azaltacak düzenlemeler yapılmalıdır. Sonuç olarak; denetim sisteminin çok sayıda kurum ve düzenlemeden oluşması tek başına yeterli değildir. Önemli olan, bu sistemin bağımsız, et­kin, şeffaf ve hesap verebilir biçimde çalışmasıdır. Ya­şanan her yeni ekonomik olay, denetim mekanizmala­rının yeniden gözden geçirilmesi için önemli bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.374,26 -0,56 %
Dolar 49,1840 0,02 %
Euro 55,4277 0,10 %
Euro/Dolar 1,1260 0,01 %
Altın (GR) 6.589,31 0,35 %
Altın (ONS) 4.166,55 0,06 %
Brent 100,20 0,72 %