Dünyada büyük bir arazi kıtlığı kapıda, Türkiye potansiyel toprak eliti mi?

Chatham House’nin yeni bir raporuna göre, “mevcut eğilimler devam ederse, 2050’ya kadar dünya 573 milyon hektarlık bir tarım arazisi açığıyla karşı karşıya kalacak. Hindistan’ın iki katı demek. Verim artışı, örtü altı tarım gibi teknolojiler giderek artsa da dünyadaki tarımın hala önemli bölümü üstü açık tarım fabrikalarında yapılıyor. Verimli, araziler ve yarattığı kaynaklar önümüzdeki yıllarda yeni toprak savaşlarını gündeme getirecek.

Arazi zenginliği endeksi, toprağın yeni güç haritası

Bilim insanlarının araştırma kapsamında oluşturduğu “Arazi Zenginliği Endeksinde” Singapur gibi küçük ülkeler ve Grönland liste dışında tutuldu. Endeks, tarım arazisi miktarı, arazi bozulması, yönetişim, su kıtlığı, nüfus baskısı gibi değişkenleri kapsayan 16 nicel göstergeden oluşuyor.

Arazisini korumayan ülkelerin büyüklüğü geçici

ABD, Rusya, Avustralya, Çin, Brezilya ve Kanada gibi ülkeler endeksin ilk sıralarında. Yüzölçümü bakımından 64. sırada olan Almanya’nın tarım arazisi açısından listenin beşinci sırasında olması arazileri korunmanın ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Çok fazla toprağa sahip olmak başlı başına toprak zenginliği garantisi değil, verimli mi, bakımlı mı ve hatta devlet arazilerine sahip çıkabiliyor mu? Toprak kaybetmek günümüz dünyasında an meselesi.

Toprağına bakmayanlar, sağlığından oluyor

Arazi büyüklüğü açısından 37. sırada olan Türkiye Fao’ya göre ekilebilir tarım arazisi açısından 33. sırada. Cezayir ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti dünyanın en büyük 10. ve 11. ülkeleri olmalarına rağmen tarım arazisi endeksinde 95 ve 56. sırada yer almaları kötü arazi yönetimi ve doğal arazi varlığı ile ilgili. Dünyanın en büyük ülkelerinden Hindistan’ın listede 45. sırada olması topraklarının bozulmuş ve kalitesiz olmasından kaynaklanıyor. Toprak sağlığı ülkelerin gıda fiyatları, enflasyon, sağlık harcamaları, üretkenlik, akademik performansı gibi pek çok refah kriterini etkiliyor.

Toprağın süper güçleri ve yeni jeopolitik

Rapora göre ülkeler gelecekte toprak zenginliklerine dayanarak motive olabilirler, sahip oldukları kaynakla küresel tarım diplomasisinde avantaj elde edebilir, ekonomik güç kazanabilirler. Endeks ülkelei, “toprağın süper güçleri, potansiyel toprak elitleri, tehdit altındaki toprak zenginliği, toprak fakiri jeopolitik elitler, toprak fakiri gelişmekte olan ülkeler” olarak sınıflandırıyor.

Türkiye’nin hangi sınıfa girdiği ve olası riskler kuşkusuz çiftçiliğin hatta Türkiye’nin sağlık geleceğini de belirleyecek. Ülkeler alacakları hızlı ve etkili kararlarla kötü kaderlerini değiştirebilir.

Zengin ülkelerin gözü, toprak zengini yoksul ülkelerde

Endeksteki ilk 20 ülke toprak süper gücü olsa da bazıları yoksullukta lider. “Kara fakiri jeopolitik elit” olan Katar, endeksin 163. sırasında olsa da GSYİH açısından en zengin ülkelerden. Uzmanlara göre, “kara fakiri gelişmekte olan ülkeler örtü altı tarıma, tarımsal verimliliğe, biyoteknolojiye yatırım yaparak, kaynak kullanımını optimize ederek gıda güvenliği sorunu yaşamaz. Endekste en riskli ülkeler toprak zengini ama toprağı yönetemeyen ülkeler.

Ulusal güvenlik meselesi toprak

Toprak açısından zengin olan yoksul ülkeler, zengin ülkelerin yağmalama riskiyle karşı karşıya.

Enerji mi gıda mı? Arazi üzerindeki büyük rekabet

Rapora göre, “tüketicilerin beslenme alışkanlıkları ve biyoyakıt üretimi” arazi kullanımının temel baskılayıcıları. İklim bozulmasıyla mücadelede yaygın bir seçenek olarak kabul edilen karbon yakalama yöntemi olan BECCCS ile biyokütle bitkilerinin yetiştirilmesi 2050 yılına kadar mevcut tarımsal arazilerin yüzde 20’si kadar ek araziye ihtiyaç doğuracak.

İsrafı azalt, krizi durdur, çözüm iştahları terbiye etmekte

Rapora göre, “beslenme alışkanlığı değiştirilir, gıda israfı yüzde 50 azaltılır, tarımsal verimlilik artırılırsa bu kadar fazla tarım arazisine ihtiyaç duyulmaz.

Uzmanların toprak sağlığı için yol haritası

Uzmanlar toprak kıtlığıyla karşı karşıya olan gezegenin çıkışı için önerilerini sıralıyor.

• Kaynak tüketimini sürdürülebilir seviyelere indirmek
• Gıda sistemlerini dönüştürmek
• Marjinal arazilerin daha efektif kullanımını sağlamak
• Döngüsel ekonomi inşa etmek
• Araziler için küresel işbirliği yapmak
• Arazi hakları ve koruma önlemlerini artırmak
• Koruma alanındaki arazilerin ekolojik açıdan önemini maddi olarak tanımlamak
• Doğa temelli çözümleri desteklemek

Toprak kıtlığı bir varoluş meselesi

Velhasıl, insanlık çoğalırken kaynaklar azalıyor. Çözüm Homo sapiens’in sınırlarını daraltmak, kaynakları etkin kullanmak. Hükümetlerin toprağı ulusal güvenliğin bir parçası haline getirmelerini sağlayarak, sorumluluk almaktan geçiyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 -2,19 %
Dolar 44,0680 0,17 %
Euro 51,2016 0,04 %
Euro/Dolar 1,1606 0,01 %
Altın (GR) 7.301,96 1,68 %
Altın (ONS) 5.153,44 1,50 %
Brent 90,8000 8,72 %