İhracatta da, üretimde de, ilk düğmeyi doğru iliklemeyince…
Avrupa’ya ihracatımızda, fiyatlarımız yüksek kalmaya başladı/başlayacak… Bu nedenle kârlar da azalmaya, hatta, zarar dönmeye başladı/başlayacak…
***
Yani…
Ürünün kalitesini artıramamak, çeşitlendirememek; verimliliği artıramamak, teknolojiyi geliştirememenin de ötesinde kullanamamak:
Üretim ve ihracatta elimizde olan potansiyeli/avantajları da iyi değerlendiremememize neden oldu/oluyor/olacak…
***
“Avantajımız!” diye nitelendirdiğimiz:
Genç nüfus, ucuz işgücü, stratejik konum gibi parametreler de üretim/ihracat artışı için tek başına yetmedi/yetmiyor/yetmeyecek…
***
Yani…
Her alanda olduğu gibi, üretimde de, ihracatta da, ilk düğme doğru iliklenmedikçe sonuca ulaşılmadı/ulaşılmıyor/ulaşılamayacak…
***
Yeteneğini, becerisini geliştiremediğin; çağın mesleklerine yönlendiremediğin; disiplin, merak, sorgulama, analiz yeteneği kazandıramadığın genç nüfustan:
Teknoloji geliştirmesi beklenebilir mi?
Bırakın teknoloji geliştirmeyi, başkasının geliştirdiği teknolojiyi doğru kullanmasını beklemek dahi, ne kadar gerçekçi?
***
Geldiğimiz noktayı dün ASO Başkanı Seyit Ardıç da anlattı:
“…Sanayimiz üretmeye, ihracat yapmaya ve ekonominin ana taşıyıcı kolonu olmaya devam ediyor…
Ama, bunu artık çok daha zor koşullarda yapıyor...
Nitekim üretimden satışlar nominal olarak yüzde 28 artmış görünse de, bu artışın reel karşılığı yalnızca yüzde 2,1 düzeyinde kalıyor…
Yani rakamların büyük, kazançların küçük olduğu bir dönem yaşanıyor…”
VELHASIL
Teknoloji geliştiremeyince; Ve verimliliği artıramayınca, yani başkası tarafından geliştirilen teknolojiyi, amacı doğrultusunda kullanamayınca…
Birincisi, rakiplerine göre fiyatın artıyor; ikincisi, rakiplerine göre karın azalıyor; dolayısıyla üretme isteğin, kabiliyetin eriyor…
***
Bu kısır döngüden kurtuluş için: İlk düğmenin doğru iliklenmesi yetecek...
İlk düğmenin “gençlerin nitelikli eğitimi” olduğunu söylememize gerek var mı?