İklim Değişikliği Başkanlığı gençleri katılıma davet ediyor
“COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı”nda üniversite öğrencilerinin görüşlerini almıştık. Sürdürülebilir Yaşam Okulu liderliğinde, Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü akademik desteğiyle hazırladığımız çalışmanın raporunu TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na sunduk.
Raporu inceleyen İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak gençlere iletmemiz için şunları söyledi: “Görüşlerini, beklentilerini ve çözüm önerilerini paylaşan gençlerin sundukları katkıyı, Türkiye’nin iklim geleceğine yönelik önemli bir sorumluluk üstlenme iradesi olarak değerlendiriyorum. İklim değişikliği, gençlerden bağımsız şekillenecek bir gündem değil. Bugün alınan kararlar yaşamınızı, mesleklerinizi, şehirlerinizi, üretim biçimlerinizi ve gelecekte kuracağınız dünyayı etkileyecek.
İklim politikalarının şekillenmesinde söz sahibi olmanız yalnızca bir katılım meselesi değil, aynı zamanda doğal hakkınız. Türkiye’nin güçlü bir iklim politikası oluşturabilmesi için eleştiren ve çözüm üreten, sorgulayan ve sorumluluk üstlenen gençlere ihtiyaç var. İklim değişikliği ekonomiden finansa, mühendislikten hukuka, sağlıktan tarıma, uluslararası ilişkilerden şehir planlamasına kadar her disiplinin ortak meselesi. Hangi alanda eğitim alırsanız alın, iklim dönüşümüne katkı sunabilirsiniz.”
İklim dönüşümünün asli paydaşları
COP31’in Türkiye’de gerçekleşmesinin önemine değinen Solak sözlerine şöyle devam etti: “Tüm dünyadan karar vericiler, bilim insanları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve gençlerin Türkiye’de bir araya geleceği süreci iyi değerlendirin. Yalnızca konferansa katılmak değil, bilgi üretmek, uluslararası ağlara dâhil olmak, proje geliştirmek ve Türkiye’nin çözüm kapasitesini dünyaya anlatmak için kullanın. İklim meselesi uluslararası ilişkilerin, ticaretin, kalkınma politikalarının ve küresel iş birliğinin en önemli başlıklarından.
Türkiye’nin kapasitesinin güçlenmesi için iklim bilimini bilen, diplomasiyi anlayan ve ülkesinin önceliklerini küresel ölçekte güçlü ifade edebilen gençlere ihtiyacımız var. Teknoloji, bilim ve yeni nesil girişimcilik anlayışı ile daha dirençli şehirler, sürdürülebilir üretim modelleri ve kapsayıcı kalkınma anlayışı için yeni fikirler geliştirmeniz önemli. İklim değişikliği küresel sorun olmakla birlikte etkileri şehirler, mahalleler ve günlük hayatın içerisinde hissediliyor.
Üniversiteleriniz, şehirleriniz ve yaşadığınız topluluklarda geliştireceğiniz her nitelikli çalışma, büyük dönüşümün bir parçası.” Solak gençlerin paydaşlığını ise şöyle vurguladı: “Gençlerin görüşlerini duymak bizim için bir nezaket veya sembolik katılım meselesi değil. Nitelikli, uygulanabilir ve çözüm odaklı önerilerin politika geliştirme süreçlerinde değerlendirilmesi, daha güçlü ve kapsayıcı bir iklim yönetişimi anlayışının gereği.
Siz geleceğin karar vericileri ve bugün ülkemizin iklim dönüşümünün asli paydaşlarısınız. Bilimden kopmadan, umut ve kararlılığınızı kaybetmeden, sorgulamaya ve çözüm üretmeye devam edin. Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede başarılı olması, toplumun tüm kesimlerinin ortak iradesiyle mümkün. Ortak iradenin en güçlü unsurlarından olan gençleri, COP31 süreci ve sonrasında Türkiye’nin iklim yolculuğunun aktif çözüm ortağı olarak görüyoruz.”
İklim politikalarının sabır, süreklilik ve güçlü kurumsal hafıza gerektirdiğini belirten Solak, gençleri katılıma davet etti: “Küresel bilgi ile ulusal gerçeklik arasında köprü kurabilen gençler, geleceğin iklim politikalarında etkili roller üstlenecek. İklim değişikliği tek bir kurumun, disiplinin veya kuşağın çözebileceği bir mesele değil. Türkiye’nin iklim geleceğini şekillendirecek en önemli güçlerden biri, ortak amaç etrafında bir araya gelebilen, bilgi üreten ve sorumluluk alan gençler olacak.”