Merkez Bankaları yeniden ön planda

Üzeyir DOĞAN
Üzeyir DOĞAN PİYASANIN İÇİNDEN

ABD'de başkan değişimi, Avrupa'da seçimler, İngiltere'de Brexit ve devamında ortaya çıkan seçimler, Türkiye'de referandum nedeniyle siyasilerin, merkez bankaları başkanlarının önüne geçmesi ve piyasaların siyaset gölgesinde dalgalanması bekleniyordu. Bu konulardaki sis perdelerinin kısmen dağılması ve Fed'in ardından diğer merkez bankalarının da yeniden proaktif politikaya dönmesi, yılın ikinci yarısında merkez bankalarının piyasalar üzerinde hakimiyet kurmasını sağlayabilir. Fed'in Aralık 2016'da faiz artışından önce yaptığı açıklamalarda yer alan, gerekli olması durumunda yeni genişlemeci hamleler de dahil olmak üzere politika değişikliğine gidilebileceği mesajları, piyasaları yumuşak bir geçişe ikna etmek için sarf edilen sözlerdi. Bu yılın ikinci çeyreği ile birlikte 2017'de toplam 3 faiz artışı ve bilanço küçültme operasyonun başlaması gibi açıklamalarla daha şahin bir tutuma geçen bir Fed görmemize karşın, piyasalar coşkusundan bir şey kaybetmediler. Ancak son dönemde Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası'nın da söylemlerini şahinleştirmesi, piyasalarda sert rüzgarlar esmesine ve volatilitenin hızla artmasına neden oldu. Bu ay gerçekleşecek merkez bankaları toplantıları bu nedenle oldukça kritik hale geldi. Verilecek mesajların sertliğini koruması, piyasaların merkez bankalarının niyetlerini test etmesine ve zirve seviyelerde seyreden hisse senetleri endekslerinde bir düzeltmeye neden olabilir.

Yurtiçine dönecek olursak; üst üste yedi ayı yükselişle tamamlayarak psikolojik 100 bin sınırını aşan BIST 100, temmuz ayına girerken de momentumunu korumayı başardı. Son haftalarda yurtiçinde ziyade yurtdışı gelişmelerin ana trendin oluşmasında daha etkili olduğu izlenimi oluşsa da BIST'in ve TL'nin emsallerine kıyasla genel olarak daha güçlü bir performans sergilediğini söylemek mümkün. Bu pozitif fiyatlamada yaşanan son yükselişlere rağmen emsallerine kıyasla ıskontosunun tarihsel ortalamalarının hala üzerinde olması etkili olsa da yurtiçinde ekonomiye yönelik yeni teşviklerin gelebileceği beklentisinin de önemli bir yer teşkil ettiğini, bu nedenle de bu konudaki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar