“Mısır, yatırım için çok avantajlı ama yetmez…”

Bir zamanların emek yo­ğun sektörü:

Un sanayi…

★ ★ ★

Plansız, bir bölümü ras­yonel/verimli olmayan ya­tırımlar (ki Bandırma’dan Konya’ya, Antep’ten Ay­dın’a yüksek verimli yatı­rımlar da var) yanlış teşvik politikaları nedeniyle:

İç ve dış rekabetin (öldü­rücü fiyat rekabeti) yoğun oldu­ğu sektörlerin de başındaydı…

★ ★ ★

10 milyon ton un ihtiyacımı­zın olduğu dönemde:

Bin 200 fabrikada, 30 milyon ton üretim kapasitesini aşmış­tı… Bugün fotoğraf daha farklı…

Çünkü son 10 yılda ciddi tek­nolojik yatırımlar yapıldı…

İş gücü emeğinin yerini oto­masyon aldı… Aktif fabrika sa­yısı da 500’ün altına geriledi…

Sektör temsilcilerinin riskler alarak, yoğun çaba harcayarak, yüksek bedel­ler (maddi/manevi) ödeye­rek oluşturduğu/oluş­turmaya çalıştığı yapı, TUSAF Başkanı Mesut Çakmak’ın,

“Mısır, Afrika ve Arap bölgesinde en önemli ra­kibimiz…

Yatırım için de çok avantajlı, ama yetmez… Biz teknolojik yatırımla­rımızı yaptık/yapıyoruz; Ar-Ge’ye ağırlık veriyo­ruz; talebe göre, terzi titizliğim­de spesifik ürünler geliştirip, üretebiliyoruz vb… Şu anda fab­rikalarımızı taşımaya değil, ge­liştirmeye, dünya pazarlarında­ki payımızı da artırmaya odak­lıyız.” cümlesini kurabilmesini de sağlıyor…

VELHASIL

Bir tarafta… COMESA, GAFTA, AB Ortaklık Anlaşması ve Agadir dahil olmak üzere 40’tan fazla ticaret anlaşması sayesinde, çoğu sıfır veya önemli ölçüde azaltılmış tarifelerle 1.5 milyardan fazla tüketiciye erişen; Enerji, hammadde, iş gücü gibi maliyetleri (verilen desteklerle) Türkiye’nin 4’te 1’i (ortalama) olan; Sanayi bölgelerindeki birinci sınıf limanlarıyla ihracatçıya hız kazandıran, navlun maliyetlerini daha da azaltan; Ve sanayi bölgelerinde fabrika/depolama yatırımları için “bedava” sayılabilecek arsalar sunan Mısır…

★ ★ ★

Ve bu imkanlara sahip olmamasına rağmen, örneğin, 3 milyon ton civarındaki ihracatıyla, dünya liderliğini bırakmayan Türk un sanayi…

Mısır’daki desteğin yarısı olsa; ihracat/istihdam rakamları ne olurdu acaba?

Yazara Ait Diğer Yazılar