Tüketim harcamalarında bölgesel farklılıklar
TÜİK yılda bir kez Hanehalkı Bütçe Araştırmasının son 3 yıllık verilerini birleştirerek bölgeler düzeyinde hanelerin tüketim harcamalarına dair rakamlar yayınlıyor. 2023, 2024 ve 2025 yıllarının birleştirilmiş tüketim harcaması rakamlarının toplam harcama içindeki payları Cuma günü yayınlandı. Bu bilgi iki açıdan dikkate değer. Birincisi, bölgeler arasında geçim koşullarında farklılıkların nispeten gerçekçi bir görünümünü sunuyor. İkincisi, sosyal ve kültürel farkların yarattığı tüketim tercihleri hakkında bir ölçüde fikir veriyor.
Hane başına ortalama gelir bölgeden bölgeye büyük ölçüde değişiyor olsa da pek çok mal ve hizmet fiyatlarında önemli farklılıklar mevcut. Bu farklar düşük gelirli bölgelerin lehine olduğundan bir bakıma muazzam gelir farkını törpülüyor. Diğer bir ifadeyle yaşam koşullarında eşitsizliği bir ölçüde azaltıyor.
Beslenme ve barınmada bölgesel eşitsizlikler
Bu bağlamda ilk bakılması gereken harcama kalemi doğal olarak gıda. Gıda ve alkolsüz içecekler harcamasının 26 bölge içinde en düşük paya sahip olduğu bölge yüzde 14,2 ile İstanbul. En yüksek paylara sahip bölgeler ise yüzde 29,2 ile Şanlıurfa-Diyarbakır ve yüzde 29 ile Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır. Beslenme öncelikli bir ihtiyaç olduğundan gıda fiyat seviyesi nispi olarak bir miktar düşük olsa bile düşük gelirli bölgelerde bütçeden beslenmeye ayrılan pay çok yüksek bir düzeye çıkıyor. Yüzde 29 bir ortalama. Bu bölgelerde gelir dağılımının en düşük yüzde 20’sinde ye alan kesimde gıda harcama payı yüzde 41.
Bir diğer zorunlu harcama da barınma. Bütçede konut ve kiraya ayrılan en yüksek paylar sırasıyla İzmir (yüzde 30,2), İstanbul yüzde (29,6) ve Ankara’da (yüzde 29,5). Buna karşılık en düşük paylar Van-Muş-Bitlis-Hakkâri (yüzde 19,6), Mardin-Batman-Şırnak-Siirt (yüzde 20,2), Ağrı-Kars-Iğdır-Ardahan’da (yüzde 21,2). Kira paylarının farklılığında dikkat çeken ilk özellik düşük kira payının Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde olması. Şaşırtıcı değil, düşük gelir düşük kira. Ancak düşük gelirli bölgeler ile yüksek gelirli bölgelerin evleri arasındaki kalite farklılıkları da göz ardı edilmemeli. Bu arada dikkat çeken iki zıt istisnaya değinmek istiyorum. Birinci istisna yüksek gelir-düşük kira vakası. Manisa-Afyon-Kütahya-Uşak bölgesinde kiraya ayrılan pay yüzde 21,3 ve bu bölge sondan dördüncü sırada. İç Ege’de ortalama kira ortalama hane gelirine kıyasla oldukça düşük. Nedenini tam olarak bilmiyorum. Net göç veriyor olabilirler. İkinci istisna düşük gelir-yüksek kira vakası. Sırlamada Ankara’nın ardından gelen Şanlıurfa-Diyarbakır bölgesinde kira harcamasının payı yüzde 28,3. Bu bölgenin gıda ile kira harcama paylarını toplarsak yüzde 57,5 ediyor. Bunun anlamı şudur: Bu bölgede yaşayan ortalama ve altındaki gelire sahip haneler bütçelerinin büyük bir bölümünü bu iki zorunla harcamaya ayırmak zorunda kaldıklarından diğer harcamalara fazla bir şey kalmıyor.
Yaşam tarzı farklılıkları
Yaşam tarzı deyince harcama kalemleri içinde aklıma ilk gelen iki harcama Lokantalar ve Konaklama Hizmetleri ile Alkollü İçecekler, Tütün ve Tütün Ürünleri. Lokanta ve konaklama harcamasında en büyük pay beklendiği gibi yüzde 8,2 ile İstanbul’un. Yüksek gelir sayesinde gıdaya düşük bir tutar harcayan İstanbullu lokantalarda yiyip içmeye ve otellerde tatil yapmaya nispeten büyük bir pay ayırabiliyor. Tabi İstanbul’da lokantaların bazen dudak uçuklatan fiyatları da bu payı yükseltiyor ama bu fiyatlar İstanbulluları yeterince caydırmıyor gibi. Türkiye’de toplam lokanta ve konaklama harcamalarının üçte birinin İstanbul’da yapıldığını da ayrıca belirteyim. Paylar itibariyle ikinci sırada yüzde 7,9 ile Bursa-Eskişehir-Bilecik yer alıyor. En düşük pay ise yüzde 1,8 ile Şanlıurfa-Diyarbakır’ın. Bu düşük harcamanın ne kadarı beslenme ve barınma ihtiyacı için geriye fazla bir para kalmamasından ne kadarı yaşam tarzından kaynaklanıyor söylemek zor. Bu pay oranını Diyarbakır ile Şanlıurfa için ayrı ayrı bilebilseydik bu konuda az çok bir fikrimiz olabilirdi. Alkollü içecek ve tütün ürünü harcamasında ise ilk sıra yüzde 4,3 ile Ağrı-Kars-Iğdır-Ardahan’ın. İkinci sırada yüzde 3,9 ile Van-Muş-Bitlis-Hakkari bulunuyor. Gelirlerin son derece düşük olduğu bölgeler. Buna rağmen içkiye ve sigaraya gelirlerine kıyasla yüksek bir pay ayırıyorlar.
Eğitim harcamalarını da ele almak istiyordum ama yerim kalmadı. Birkaç çarpıcı rakamla yetineyim. En büyük pay yüzde 2,3 ile İstanbul’un. Toplam eğitim harcamalarının yüzde 38’i İstanbul’a ait. Son derece pahalı özel okulların kaçınılmaz sonucu. En düşük pay ise yüzde 0,4 ile Ağrı-Kars-Iğdır-Ardahan ile Kastamonu-Çankırı-Sinop’un.