Türkiye “Dijital Şirket” modeli nasıl olmalı?

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

2027–2029 Orta Vadeli Programda teknoloji tabanlı girişimlerin kurulmasını teşvik et­mek amacıyla şirket kuruluş kolaylığı ve baş­langıç aşaması muafiyetleri sağlayacak ‘Diji­tal Şirket Uygulaması’nın hayata geçirilme­si hedefi yer aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da dünyanın farklı noktalarındaki girişimcile­rin Türkiye’de dijital yollarla şirket kurabilme­sini sağlayacak bir yapıya dönüşmesini hedef­lediğini açıklamıştı.

Peki bu model nasıl ele alınmalı?

Dijital Şirket uygulaması; yalnızca şirket ku­ruluşunu dijitalleştirip hızlandırmanın ötesin­de, “şirketin kuruluşundan vergi ve sosyal güvenlik işlemlerine, oda ve sicil süreçle­rinden banka hesabı ve finansmana erişime, muhasebe ve elektronik belgelerden CRM, ERP ve bulut altyapısına, istihdamdan yatı­rım ve ihracata kadar şirket yaşam döngü­sünü uçtan uca dijital ve bütünleşik yürüten bir model olarak” ele alınmalı.

Bazı Ülkelerdeki Dijital Şirket modelleri

Estonya e-Residency: Girişimcinin ülkenin dijital iş altyapısına uzaktan erişebilmesi.

İngiltere Companies House: Dijital kuruluş süreci, kimlik doğrulama ve şirket bilgilerinin güvenilirliğini artıran yükümlülükler.

Singapur ACRA Bizfile: Şirket kuruluşu, şir­ket işlemlerini merkezi dijital altyapıda topla­ma, Singpass ve Corppass gibi dijital kimlik alt­yapılarıyla birlikte çalışma.

Başarılı modellerin ortak özelliği: Elektro­nik ortama taşıma yanında şirket kimliği, sicil, doğrulama, kamu işlemleri ve özel sektör hizmet­leri birlikte çalışabilir bir ekosisteme dönüşüyor.

Türkiye modeli nasıl olabilir?

Güçlü taraflarımızı bir araya getirerek daha ileri bir model kurmak mümkün.

Kamu; güvenilir dijital altyapıyı, kuralları ve standartları oluşturmalı, özel sektör ekosiste­minin bu altyapı üzerinde ürün ve hizmet geliş­tirmesinin önünü açmalı.

Ticaret Bakanlığı–MERSİS altyapısı ile TOBB ve oda/ticaret sicili ağı birlikte Dijital Şirket uygulaması operasyonel omurgasının oluşması. Tescil, oda üyeliği ve Ticaret Sicil Ga­zetesi süreçleri girişimci açısından tek bir diji­tal kullanıcı olması.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dijital Şir­ket statüsünün teknoloji ve girişimcilik kri­terlerini belirlemesi. Teknogirişim Rozeti, ku­luçka merkezleri ve teknopark sistemiyle ilişki kurulması.

“Bir kez veri ver” ilkesi uygulanmalı. Bir kamu kurumunun veya yetkili kuruluşun sahip olduğu doğrulanmış veri başka bir süreçte giri­şimciden yeniden istenmemeli.

Şirket kuruluşuyla birlikte vergi, sosyal güvenlik, elektronik tebligat, elektronik im­za ve gerekli diğer kayıt süreçleri otomatik başlatılabilmeli.

Özel sektör yazılım ekosistemi sistemin asli unsurlarından biri olmalı. Kamu; muha­sebe, ERP, CRM, e-dönüşüm, bulut, siber gü­venlik ve benzeri hizmetleri üreten sektörümüz yerli teknoloji ürünlerinin standart API’ler üze­rinden sisteme bağlanabileceği açık entegras­yon kuralları oluşturmalı.

Dijital Şirket profili “şirket pasaportu” mantığına dönüşebilmeli. Şirketin doğrulan­mış temel bilgilerinin banka, yatırımcı, kamu kurumu veya yetkilendirilmiş hizmet sağlayı­cılarla izinli ve güvenli biçimde paylaşılması mümkün olmalı.

Şirket büyütmeye de odaklanmalı. İhracat destekleri, yatırım programları, girişim serma­yesi fonları, teknoparklar ve uluslararasılaşma destekleri Dijital Şirket profiliyle ilişkilendi­rilmeli. Dijital Şirket uygulamasının işletim ve uygulama koordinasyonu; TOBB’un oda ve tica­ret sicili ağı ile iş dünyasına erişim kapasitesi­ni merkezine alan yeni bir yönetişim modeliyle kurgulanmalı.

Uzaktan çalışma artık geçici düzenleme olmamalı

Tekoparklar, Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerin­de çalışan bilişim personelinin bölge veya mer­kez dışında geçirdiği sürelerin gelir vergisi sto­paj teşvikine konu edilme oranı, 10766 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yüzde 100, diğer per­sonel için yüzde 75 uygulamasının yıllık uzatıl­ma beklentisi şirketler açısından öngörülebilir­lik sorunu oluşturmakta.

31 Aralık 2028 başka bir kritik eşik. Dolayısıy­la 4691 ile 5746 kanun çerçevesinde 2028 sonra­sını da tasarlayacak düzenlemelere ihtiyaç var.

Teknoparklar “laboratuvarlar, ortak Ar-Ge altyapıları, üniversite-sanayi işbirliği, mentor­luk, yatırımcı ilişkileri ve ekosistem etkileşimi­nin” merkezi olmaya devam etmeli.

Hedef; daha fazla “teknoloji girişimi, nite­likli istihdam, yatırım, yazılım ve teknoloji ihracatı üreten bir ekosistem”

Yazara Ait Diğer Yazılar