Yapay zekânın riskleri de var

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Yapay zekâ, artık yalnızca teknolo­ji şirketlerinin geliş­tirdiği bir yazılım ol­maktan çıktı; günlük hayatın, iş dünyasının ve kamu yönetiminin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Vergi da­nışmanlığından muha­sebeye, hukuk hizmet­lerinden bankacılığa, sağlık sek­töründen eğitime kadar hemen her alanda yapay zekâ uygulama­ları kullanılmaya başlandı.

Kuşkusuz bu gelişme, verimli­lik ve hız açısından önemli avan­tajlar sunuyor. Ancak her teknolo­jik dönüşüm gibi yapay zekânın da göz ardı edilmemesi gereken ciddi riskleri bulunuyor. Özellikle mali müşavirlik ve denetim mesleğinde yapay zekâ destekli uygulamalar; veri analizi, raporlama, belge sınıf­landırma ve mevzuat taraması gibi birçok işlemi birkaç dakika içeri­sinde gerçekleştirebiliyor. Bu du­rum, meslek mensuplarının iş yü­künü azaltırken hata oranlarını da önemli ölçüde düşürebiliyor. Fakat yapay zekânın ürettiği her sonu­cun doğru olduğu düşüncesi ciddi sorunlara yol açabilir.

Yapay zekâ, hukuki sorumluluk taşıyan bir kişi değildir

Ürettiği bilgi, kullandığı veri ka­dar güvenilirdir. Güncelliğini yitir­miş mevzuat, eksik veri veya yanlış yorumlar sonucunda hatalı analiz­ler yapılabilir. Özellikle vergi uygu­lamalarında küçük bir yorum fark­lılığı dahi milyonlarca liralık vergi, ceza ve faiz yükü doğurabilir.

Bir başka önemli risk ise kişisel verilerin ve ticari sırların korun­masıdır. Birçok kullanıcı, hazırla­dığı sözleşmeleri, mali tabloları, müşteri bilgilerini veya şirket içi belgeleri farkında olmadan yapay zekâ sistemlerine yükleyebilmek­tedir. Oysa bu belgeler içerisinde yer alan ticari sırlar, kişisel veri­ler ve finansal bilgiler bakımından ciddi gizlilik riskleri oluşabilmek­tedir. Özellikle sır saklama yüküm­lülüğü bulunan mali müşavirler, avukatlar ve bağımsız denetçilerin bu konuda çok daha dikkatli dav­ranmaları gerekmektedir.

Yapay zekânın bir diğer riski ise “sahte içerik” üretme kabiliyetidir. Günümüzde ses, görüntü ve videolar gerçeğinden ayırt edilmesi güç bi­çimde üretilebilmektedir. Bu durum sadece bireyler açısından değil, ser­maye piyasaları, finans sektörü ve şirket itibarı bakımından da önem­li tehditler oluşturmaktadır. Gerçek dışı bir haber veya sahte bir yönetici açıklaması, şirketlerin piyasa değe­rini kısa sürede etkileyebilecek bo­yutlara ulaşabilmektedir.

İş piyasası ve vergi idaresi de yapay zekadan yararlanıyor

İş gücü piyasası açısından da önemli değişimler yaşanmaktadır. Yapay zekâ, rutin ve tekrar eden iş­leri büyük ölçüde otomatikleştirir­ken bazı mesleklerin dönüşmesi­ne, bazılarının ise zamanla ortadan kalkmasına neden olabilecektir. Ancak bunun yanında yeni uzman­lık alanlarının ortaya çıkacağı da açıktır. Dolayısıyla mesele, yapay zekâ ile rekabet etmek değil; onu doğru kullanabilecek bilgi ve yet­kinliğe sahip olmaktır.

Vergi idareleri de yapay zekâdan yoğun şekilde yararlanmaya başla­mıştır. Risk analizi, elektronik de­netim, sahte belge tespiti, kayıt dışı­lıkla mücadele ve büyük veri analiz­lerinde yapay zekâ uygulamaları her geçen gün daha etkin kullanılmakta­dır. Bu durum, vergiye gönüllü uyu­mu artırabilecek olmakla birlikte al­goritmaların şeffaflığı ve mükellef haklarının korunması konusunda da yeni hukuki tartışmaları berabe­rinde getirmektedir.

Bugün birçok ülkede yapay zekâya ilişkin hukuki düzenlemeler yapılır­ken; veri güvenliği, fikri mülkiyet hakları, etik ilkeler ve algoritmik so­rumluluk konuları ön plana çıkmak­tadır. Türkiye’de de bu alandaki dü­zenlemelerin önümüzdeki dönemde hız kazanması beklenmektedir.

Sonuç olarak; yapay zekâ ne mutlak bir kurtarıcıdır ne de kaçı­nılması gereken bir tehdittir. Doğru kullanıldığında üretkenliği artıran güçlü bir yardımcıdır; yanlış kulla­nıldığında ise hukuki, mali ve etik açıdan önemli riskler doğurabilir. Bu nedenle yapay zekâdan elde edi­len sonuçlar mutlaka uzman dene­timinden geçirilmeli, nihai kararın sorumluluğunun insanda olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Teknoloji geliştikçe insanın de­ğeri azalmaz; aksine bilgi, dene­yim, muhakeme gücü ve etik so­rumluluğu daha da önem kazanır. Yapay zekâ geleceği şekillendire­bilir; ancak geleceğe yön verecek olan yine insan olacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar