AB’den ticarete vicdan testi; CSDD kabul edildi

Mine ATAMAN
Mine ATAMAN Dünya israf atlası mine.ataman@dunya.com

Çevresel sürdürülebilirlik için devletlerin kamusal alandaki düzenlemeleri yetmiyor. Şirketlerin değer zincirindeki insan hak ve çevresel riskleri gönüllük esasına göre yönetmelerini beklemek de gerçekçi değil. Kurumların sürdürülebilirlik faaliyetleri, çoğu zaman marketing’e renkli görüntüler sağlamaktan öteye gidemiyor.

Avrupa Birliği’nin (AB) planladığı “Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (CSDD)” AB Komisyonu tarafında kabul edildi. Amaç, tarım ve gıda ekosisteminin değer zincirindeki tüm şirketlerin her adımda yarattıkları çevresel etkiyi planlamak, çalışan refahını düşünmek, ölçmek/onarıcı önlemler almak / raporlamak ve iyileştirmek. Eskiden mal alırken ISO türünden belgeler isteyen şirketler, şimdi “CSDD” raporu isteyecek.

Türkiye Sınırda Karbon Düzenlemesinden korkarken CSDD yaptırımları çok daha külfetli. AB pazarında faaliyet gösteren 450 milyon euro ve üzeri ciroya sahip şirketler / AB pazarıyla iş yapan şirketler de uygulamaya dâhil. Şirketlerin 5 yıl içinde altyapısını planlaması gerekiyor. Nasıl olsa benim şirketim 450 milyon euro ciro yapmak demek yetmiyor, söz konusu ciroyu yapan şirketin tüm tedarikçileri de konunun muhatabı.

Kurallara uymayanlara cirosunun yüzde 5’i oranında ceza, kamu ihalelerinden men gibi cezalar verilecek. Türkler araya adam sokar muhtemel. Düzenlemenin içinde bolca iklim ve insan hakkı var. Anlayacağımız “yeşil yıkama/paklama” devri bitti. CSDD’nin ne olduğunu soranlara; satın aldığınız bir elmasın Gana’da tehlikeli çocuk işçiliğiyle çıkarılması örneği diyebiliriz.

Türkçe meali; Alev Alatlı’nın “İflas eden kardeşinizin evini haraç mezat almak yasaldır ama helal değildir” anlayışı diyebiliriz. Başkalarının kötü koşullarda çalışarak ve çevreye zarar verilerek üretilen mücevher de yasaldır ama helal değildir. Hesabı artık sorulacak. Türkiye’nin ilk 500’deki şirketlerinin çoğunun ticaretinin yüzde 50’si AB ile. Bakalım CSDD yaptırımlarını Türk ticareti nasıl planlayacak...

Medeniyete ahlaki yükümlülük

AB, artık üretimden tüketime her alanda yasal ile etik arasındaki ince çizginin getirdiği büyük vicdani sorumluluğu kanunla garanti altına alacak. Herkes yaşam izinin bedelini ödemekle yükümlü tutulacak. Şirketlerin kârları düşecek ama uygarlık yeni bir ivme kazanacak. İnsanlık gezegende var olduğu günden beri ilk defa çevresel etkisi nedeniyle bedel ödeyecek.

Etik tarafı devrim niteliğinde bir düzenleme olan CSDD’nin ardından yeni hakların geleceği kesin. İklim davalarından sonra “Kefernahum filminin kahramanı Zain Al Rafeea’nın ailesine “onu dünyaya getirmesine dair dava açması gibi” davalar da bir gün muhtemelen yasal olacak. İnsanlık şimdilerde gerçek sınavlara gebe.

Hayat’tan Ekolojik Okur Yazarlık Projesi

 Biyoçeşitlilik, yaşamı ve gezegeni besliyor. 3,8 milyar yıllık mirasın temel taşıyıcısı. Hayat Holding, adıyla müstesna “Hayata İyi Bakarız” mottosuyla okullarda “Ekolojik Okur Yazarlık” Projesi yürütüyor. 60 bin kitap yüzbinlerce oyun materyaliyle çocukların bilgi seviyeleri yüzde 68’den 97’ye çıkarıldı. Çocuklar yaş iken yeşerdi. Gelecekte zorlu bir hayatın altında ezilip bükülmesinler, keder görmesinler diye. CSDD; -mış gibi yapanlara ceza keserken Hayat Holding gibi hayata iyi bakanlara ödül verse ne güzel olur.

İklim Kanunu nerede?

AB ticarete vicdan ayarı verirken Türkiye, hala iklim değişikliğinin yıpratıcı etkisiyle yüzleşmek istemiyor. Geçtiğimiz yıl Sanayi Odalarıyla paylaşılan sonra silinen İklim Kanunu’nun son taslağından başka bir belge hala ortada yok. Aylardır sessizce bekletilen yasa, iş dünyasının beklentilerini alarak yeniden güncellendi. İlgili STK ve bilim dünyası, sürecin kısmen dışında tutuldu. Geçtiğimiz hafta Meclis Çevre Komisyonuna Çevre ve Tarım Bakanlıkları birer sunum yaptı. Tatil başlamadan Meclis’e getirilmesi bekleniyor. Bekletmenin amacı, tartışmaları önlemek mi yoksa iş bilmezlik mi? Ezcümle; gezegenin doğal sistematiği, çağın hak hukuk düzenlemelerini tetikliyor, ilham veriyor. Modern kölelik, sözde iyi kalplilik giderek yerini; gerçek önlem ve yasalarla sürdürülebilir erdeme bırakıyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Açlık savaşı başladı 26 Haziran 2024
Buğdayı kim yaktı! 15 Haziran 2024