Bilinçli yatırımcı

Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER
Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER dilek.teker@isikun.edu.tr

Ortalık skandal haberlerle kaynıyor. Birkaç haftadır fenomenlere yönelik operasyonlar buz dağının altında çok daha derin operasyonların döndüğünü gözler önüne serdi.

Kolay yoldan servet elde etmenin bir sonu olacağını anlatan önemli bir hikâye. Gençler bu hayatlara özenmemeli. Öte yandan İsmail Saymaz’ın yazısı ile haberlere yansıyan bir bankacı-futbolcu para ilişkisi de takip ettiğimiz bir konu.

Doğrusu bu olaylar ne ilk ne de son. Paraları alıp kayıplara karışan kriptoborsa kurucuları, Çiftlikbank olayı, saadet zincirleri gibi skandalların ortak noktası, bireylerin çok kısa sürede hızlı bir getiri elde etme iştahının bazıları tarafından kötüye kullanılması. Eskiye referansla Charles Ponzi sistemi.

Ortada bir yatırım yok ancak zincire son gelenin parasının daha önceki girenlere aktarılarak yüksek getiri varmış gibi davranma çabası. Yatırımcı da bir süre için elde ettiği yüksek getiri iştahı ile sisteme para aktarmaya devam ediyor.

Ponzi sistemli çokça skandal bir süre sonra deşifre oluyor. Yani zincirin kırıldığı bir nokta muhakkak ortaya çıkıyor. Finans alanında çalışan akademisyenlerin vurguladığı nokta, bir yatırım kararında, getiri ve risk düzeylerinin beraber değerlendirilmesi gerekliliği olmuştur.

Finansal piyasalarda rasyonaliteyi izah eden çokça teori de, risk ve getiri kavramlarını tanımlarken, tek başına değil; beraber analiz edilmesi gerekliliğini ortaya koyar. Başka bir şekilde ifade edersek, getirinin peşinde koşup giderken bunun olası risk düzeyini de kenara yazmak gerekir. Finans eğitimlerinde bu iki metriğin beraberce nasıl analiz edildiğini anlatırız.

Tüm bu kavramlar karmaşık modellermiş gibi görünse de; temel düzey finans bilgisi bile, bir yatırımcının bütçesine, beklentisine ve en önemlisi finansal stres düzeyine en uygun yatırım aracı seçmesinde yardımcı olacak önemli veriler içerir. Şüphesiz ekonomik koşullar çok yıpratıcı. Enflasyon en önemli kronik sorun olmaya devam ediyor. Bu koşullar ister istemez yatırımcının yatırım tercihlerinde seçenek listesini azaltırken; maaşlı çalışan için önemli bir geçim derdini de beraberinde getiriyor.

Bırakın arada sırada lükse kaçmayı, hane halkı bu ay aldığı maaş ile yaptığı harcamanın ne kadarını bir sonraki ay yapabileceğini kestiremiyor. Son üç yıldır piyasanın nabzını ölçmek, yatırımcı algısı, bilgi düzeyine ilişkin görüşlerini ve davranışındaki değişimi tespit etmek amacıyla anket çalışmaları uyguluyorum. Tüm anket sonuçlarının ortak noktası, yatırımcının riske karşı temkinli durma çabasına rağmen, getiri hassasiyetinin daha ağır bastığına işaret ediyor..

Bu yatırımcı davranışı da, insanın rasyonaliteden uzaklaştığı şeklinde bir sonuca ulaşmamıza neden oluyor. İşte tüm bu finansal skandalların ortak noktasında kişilerin en kısa sürede zengin olma hırsı yatıyor. Hâlbuki finansal piyasalarda işlem yaparak çok kısa sürede bir servet elde etmek, hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. Şüphe duyulmalıdır.

En son Fatih Terim fonu örneğinde de izlediğimiz gibi yıllık dolar faizi yüzde 5’lerde iken, bir aylık bir zamanda dolara yüzde 30 getiri sunan bir yapı, ancak birilerinin kısa süreli acil fon ihtiyacı nedenli hayal satması sonucu ortaya çıkabilecek bir senaryodur.

Finansal sistemde denetleyici otoriteler de işte bu olağandışı koşulların oluşmasını engellemek için para ve sermaye piyasalarını, bankacılık sektörünü, vadeli işlemler piyasasını ve daha birçok yatırım aracının fiyat hareketlerini denetleyerek küçük yatırımcıyı korumayı amaçlar. Ancak yatırımcının da kendisini korumaya alması son derece önemlidir. Yatırım kararı verirken vaad edilen yüksek getirinin peşinden koşmak, muhtemelen rasyonalden uzaklaşmak anlamına gelecektir.

Tehlikeli sularda olabilirsiniz. Sürü psikolojisini bir kenara bırakıp, en azından temel bir finans bilgisine sahip olmak çok şey değiştirir. 4 Aralık Pazartesi günü mensubu olduğum Işık Üniversitesi’nde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ve sektörün öncü kurumlarıyla Bilinçli Yatırımcı etkinliği yapıyoruz. Bilgi biriktirmek isteyenleri kampüsümüze bekleriz.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Büyümek vs. kalkınmak 04 Haziran 2024
Yeşil dönüşüm 08 Mayıs 2024
Yeni savaş kapıda mı? 17 Nisan 2024
Seçim ertesi 03 Nisan 2024
Merkez ne kadar şahin? 28 Şubat 2024
Enflasyon görünümü 31 Ocak 2024