“Bu şartlarla çalışmam” diyenler sayesinde, işsizlik düşüyorsa…
TÜİK’e göre, çalışan sayısı 32 milyon 463 kişiye yükseldi…
Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, sigortalı (4/A (SSK - Özel Sektör ve Kamu İşçileri); 4/B (Bağ-Kur - Esnaf ve Şirket Ortakları); 4/C (Emekli Sandığı - Memurlar)) çalışan sayısı, 26 milyon kişiye geriledi…
***
Dahası…
TÜİK verilerine göre, işsizlik azalıyor…
Yine TÜİK verileri, 2024 yılının Mayıs ayında 9.9 milyon olan geniş tanımlı işsiz sayısının; 2025 yılının Mayıs ayında 12.3 milyona, 2026 yılının Mayıs ayında ise 12.7 milyona yaklaştığını gösteriyor…
***
Yani:
İşgücü niteliği taşıyan, yaklaşık 13 milyon kişi, üretime katılmadan tüketiyor… İşgücü niteliği taşıyan, yaklaşık 26 milyon kişinin (4A, 4B, 4C sigortalılar, kayıtlı çalışanlar) ise mal veya hizmet üretimine katıldığı, ancak ortalama yüzde 35 verimlilikle çalıştığı ifade ediliyor…
***
Verimlilik oranını:
Kamu personelinin (Bankamatik olarak nitelendirilen, fazla kadro nedeniyle yapacak işi olmayan vb sayısındaki artış nedeniyle) düşürdüğüne dikkat çekiliyor…
***
Kısacası…
86.1 milyon nüfuslu, yıllık 60-70 milyon “yabancı turist” hedefleyen Türkiye’yi, tam verimle çalışan 3-4 milyon üretici taşıyor…
VELHASIL
“Bu şartlarda (ücret, sosyal imkânlar, işin ağırlığı…) çalışmam!” diyenlerin sayısı artıyor…
***
(“AVM’de güvenlik görevlisi de, mühendis kadar ücret alıyor ve rahat ortamda” gibi cümleleri kuranlar da çoğalıyor)
***
“Her koşulda çalışırım; kendimi böyle geliştirebilirim…” diyenlerin sayısı mı?
Burada da kültür devreye giriyor…
Çalışma kültürü olanlar/edinenler/edindirilenler, istemesen de, engeller koysan da, emeğinin karşılığını alamasa da çalışıyor… Daha fazla çalışmanın/çabalamanın da yollarını arıyor…
***
Örnek mi?
Yine TÜİK’in araştırması...
Haftalık 40 saatten daha az çalışan ve imkânı olması durumunda daha çok çalışmayı isteyenlerin sayısı: Son iki yılda 3 milyondan 4.3 milyona yükselmiş…
1.3 milyon kişi artmış…
***
(Tabi ki bu artışta, alım gücündeki düşüşün, geçim sıkıntısındaki artışın “büyük etkisini” de unutmamak gerekiyor…)