Kötü haberlere rağmen
Eylül ayının ilk çeyreğinde bir canlı yayında Bitcoin için 76K seviyesinin önemli olduğunu ve daha aşağı inmezse 80K seviyesini test etmesini beklediğimi söylemiştim. Şuan 80K’yı test ediyor ve ben de heyecanla bekliyorum. Tek başına bakınca 80K çok şaşırtıcı bir rakam değil. Asıl dikkat çekici olan bu fiyatın hangi ortamda oluştuğu.
Normal şartlarda kripto piyasasını baskılamasını bekleyeceğimiz gelişmeler oldu geçen hafta. ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası riskli varlıklar açısından destekleyici değildi. ABD'deki kripto düzenlemelerine ilişkin siyasi süreç (Clarity Act) de beklendiği kadar rahat ilerlemiyordu, onay alamadı. Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler de ortadan kalkmış değil.
Ama Bitcoin düşmek yerine 81 bin doların üzerine çıktı. Peki neden?
Bence cevap Bitcoin'in fiyatından çok, Bitcoin piyasasının değişmesinde yatıyor.
Kötü bir haber geldiğinde yatırımcıların önemli bir bölümü aynı anda satışa yönelir ve fiyat çok hızlı düşebilir. Bir ülkenin yasaklama açıklaması, büyük bir borsadaki problem veya düzenleyici kurumdan gelen birkaç cümle bile çift haneli kayıplara neden olabilir.
Spot Bitcoin ETF'leriyle birlikte geleneksel finans dünyasının sermayesi Bitcoin'e çok daha kolay ve doğrudan erişebilir hale geldi. Kurumsal yatırımcılar, fonlar, profesyonel portföy yöneticileri ve büyük şirketler kripto piyasasının daha görünür aktörleri haline geldi.
Açığa satış sıkışması
Fiyatlar yalnızca gerçekleşen olayları değil, gerçekleşmesi beklenen olayları da satın alır ve satar.
Dolayısıyla kötü bir gelişme gerçekleştiğinde piyasa bunu haftalar önce fiyatlamışsa, beklenen düşüş hiç gelmeyebilir. Hatta gerçekleşen durum korkulandan daha iyi ise fiyat yükselebilir.
Bitcoin'in 81 bin doların üzerine yaptığı son harekette bunun yanında başka bir mekanizma daha devreye girdi: açığa satış sıkışması.
Bitcoin'in düşeceğini düşünerek kaldıraçlı pozisyon alan yatırımcıların fiyat yükseldikçe pozisyonlarını kapatmaları gerekir. Pozisyon kapatmak için Bitcoin satın almaları ise fiyatı daha da yukarı iter.
Fiyat yükselir. Short pozisyonlar kapanır. Pozisyonlar kapandıkça yeni alımlar gelir. Fiyat biraz daha yükselir. Böylece başlangıçta küçük olan hareket kendi yakıtını üretmeye başlayabilir.
Bu yüzden 81 bin dolar bize yalnızca “Bitcoin'e talep arttı” demiyor. Aynı zamanda bugünkü Bitcoin piyasasının ETF akışları, kurumsal sermaye, türev piyasaları, algoritmalar ve kaldıraçlı pozisyonlarla eskisinden çok daha karmaşık bir finansal sisteme dönüştüğünü gösteriyor.
Paradoks
Bitcoin finans sistemine alternatif olarak doğdu. Bugün ise giderek o sistemin içine yerleşiyor, paradoksun ta kendisi. ETF'lerle alınıyor. Fonların portföylerine giriyor. Vadeli işlemlerde fiyatlanıyor. Opsiyonlara konu oluyor. Kurumsal saklama kuruluşlarında tutuluyor. Büyük finans kuruluşlarının müşterilerine sunduğu yatırım ürünlerinden biri haline geliyor.
Bu dönüşüm Bitcoin'in kötü haberlere karşı eskisinden daha dayanıklı görünmesinin nedenlerinden birisi.
Ama “daha dayanıklı” ile “daha güvenli” aynı şey değildir. Çünkü kurumsallaşmanın getirdiği derinliğin yanında başka bir şey daha büyüdü: küresel finansal kaldıraç.
Kaldıraç yükselişi hızlandırabildiği gibi düşüşü de hızlandırabilir. Bugün short pozisyonların kapanması fiyatı yukarı taşıyorsa, başka bir gün long pozisyonların tasfiyesi aynı mekanizmayı ters yönde çalıştırabilir.
Üstelik Bitcoin'in 7 gün 24 saat işlem görmesi bu riski daha da ilginç hale getiriyor. Geleneksel piyasalar hafta sonu kapandığında Bitcoin işlem görmeye devam ediyor. Likiditenin zayıfladığı saatlerde büyük emirlerin ve kaldıraçlı pozisyonların fiyat üzerindeki etkisi büyüyebiliyor.
Bu nedenle belki de 81 bin doların verdiği asıl mesaj “Bitcoin yeniden yükseliyor” değil!
Bitcoin artık kötü haberlere eskisi kadar sert tepki vermiyorsa, gerçekten daha güvenli bir varlığa mı dönüştü; yoksa biz henüz onu sarsacak haberle karşılaşmadık mı?