Orta vadeli programların görülmeyen yüzü

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Geçtiğimiz Pazar günü bu yılın Or­ta Vadeli Programı (OVP) açıklandı. Ne­ticede kamuoyunun geçmişte önem atfet­tiği ve geleceğin or­ta vadede geleceğini görebilmek için takip etmeye gayret sarfet­tiği bir programdı bu. Ancak son yıllarda aynı ilgiyi görmüyor sanırım.

Kamuoyu algısındaki bu de­ğişimin temel nedeni, progra­mın ekonominin geleceği için iyi bir gösterge olma özelliğinin kaybolmasıdır. Programda ilan edilen birçok hedefin tutturu­lamamasının yanında metodo­lojik olarak da günümüzün ih­tiyaçlarını karşılamayan bir ni­telikte hazırlanmasıdır. Uzun zamandır açıklanan OVP’leri izlemeye ve yayımlanan metin­leri okumaya özen gösteririm. Aslında 60-70 sayfalık metin­ler olmasına rağmen, inanın ba­na okumakta hiçbir zorluk çek­mezsiniz. Bunun temel nede­ni OVP metinlerinin ekonomik verilerin dışında kalan metin kısmının zaman içinde çok faz­la değişkenlik göstermemesi­dir. Hatta neredeyse aynısıdır. En azından benim elimde yer alan son üç OVP metninin me­tin kısımları çok büyük ölçüde aynıdır.

OVP metodolojisi demode kaldı

Aslında oralarda yazılanlara bakıldığında iş dünyası örgüt­lerinin şikayetlerini anlamak mümkün değil. Zira her bir iş in­sanımızın eleştiri olarak ortaya koyduğu konular bu metinlerde de tekrarlanıyor. Bu bakımdan en azından iş dünyası ile eko­nomi yönetimi arasında bir ile­tişim sorunu ve/veya bilgi ak­tarım meselesi olmadığını anlı­yorsunuz.

Asıl sorun metin içinde va­at olarak ortaya konulan husus­larda ne yapılacağı ve nasıl ya­pılacağı konusunda hiçbir şeyin yer almamasıdır. Amaçlara yö­nelik takvimlendirilmiş bir ey­lem planı ile bu eylemlerde elde edilecek performansı ölçmeye yönelik herhangi bir skor tab­losu ve zamanlandırmalara bu program metinlerinde yer ve­rilmiyor. Eğer OVP’lerin iş dün­yasının hedef ve eylemleri ba­kımından yönlendirici bir etki­ye sahip olması isteniyorsa, bu tarz bilgileri içerecek daha yeni bir OVP metni yazma metodolo­jisinin benimsenmesine ihtiyaç vardır.

Buna bir de siyasi irade eksik­liğini eklemek lazım. Günümü­zün siyasi rekabet düzeninde yasal olarak yapılması gereken OVP’leri sıradan temenniler manzumesinin ötesine geçilme­sini engelliyor.

Dikkat edilirse OVP ilan edil­dikten sonra herkes sonunda yer alan makroiktisadi hedefleri tar­tışıyor. Oysa onlar bu program­da sadece 3-5 sayfa. Oysa prog­ram metninin ana metni çok da­ha uzun. Belki benim hatamdır. Ama şu ana kadar hiç kimsenin o metnin içinde yer alanlar ko­nusunda kamuoyunda bir tartış­ma başlattığına tanık olmadım.

Mevcut hali ile OVP’ler TCM­B’nin enflasyon raporlarına bir alternatif olarak görülmeye baş­lanıyor.

Oysa bir OVP’yi TCMB’nin enflasyon raporundan ayıran en önemli özellik Bankanın be­lirlediği para politikasın çizdiği sınırlar içinde uygulanacak ma­liye politikasına karar vermek; bu iki politikanın belirlediği kı­sıtlar içinde ülkedeki iktisadi fa­aliyetlerin nasıl devam edeceği ve gerekiyorsa ekonomik dönü­şümün nasıl gerçekleştirileceği konularında aksiyon ve eylemle­re yer vermesidir.

Bunlar olmayınca maalesef bizler de ekonomi yönetimin­deki iki farklı kurumunun aynı konuda kamuoyuna açıklamış olduğu hedefler arasındaki far­kın nedenlerini tartışmaya baş­lıyoruz.

OVP’den erken seçim çıkar mı?

Bu seneki OVP’nin bir başka özelliği daha vardı. O da hedef­lenen makroekonomik rakamla­ra bakaran seçim tarihinin tah­min edilebilme çabasına girildi.

Herkes bir dahaki seçimle­rin bir erken seçim olacağında hemfikir. Ama zamanı konusun­da farklı düşünceler var. Sözüm ona OVP’deki kamu harcama ra­kamları ile hedeflenen diğer ra­kamlara bakarak iktidarın bir seçim ekonomisine gireceği za­man tahmin edilmeye çalışılı­yor. Bu tip çabaların biraz zor­lama olduğunu düşünüyorum. Dahası bu beklentilerin parla­menter rejim zamanının alış­kanlıkları olduğunu düşünüyo­rum. Daha kural temelli bir re­jimde bütçe yapma pratiğinin mecliste olduğu bir rejimin ka­lıntılarıdır bu tarz beklentiler. Zira bugünkü rejimde eğer bir seçim olacaksa ve buna kara ve­recek olan Saraydır ve yapılma­sı gereken kamu harcamaları ve/veya temel fiyat ayarlamala­rı için meclisin sadece görünür­de bir önemi vardır.

Bu OVP’den benim çıkardığım sonuç

Biz de herkesin yaptıkların­dan mahrum kalmayalım ve programda yer alan hedeflerden edindiğimiz izlenim konusunda bir iki düşüncemizi paylaşalım. Bu seneki program da iktida­rın 24 yıldır izlediği “büyüme­ci” politikaların izlerini taşı­yor. Yine eldeki imkanlarla elde edilebilecek en yüksek büyüme rakamları hedef olarak belir­lenmiş. Basit bir hesapla 2027- 2029 döneminde ekonomin or­talama %4,6 büyüyeceği öngö­rülmüş. Neredeyse %5’ye yakın olan bu büyüme rakamı bana çok yüksek geldi. Bir de bunun enflasyon düşerken elde edile­bilecek olması kabul edilmesi zor bir öngörü olarak geldi.

Ayrıca bu seneki OVP dünya­daki ve ülke içindeki ekonomik ve siyasi riskleri yeterince cid­diye almamış gibi izlenim ve­riyor. Malum olduğu gibi enf­lasyon tüm bu riskleri absorbe edebilmek için mevcut ekonomi yönetiminin elindeki tek araç. O yüzden enflasyon hedeflerinden her bir sapma sonucunda “şok­lardan” şikâyet ediliyor. Bu yüz­den programın enflasyon hedef­leri de iyimser görülüyor.

Dikkat çeken bir başka ko­nu da bu program dönemi zar­fında ekonominin maruz kala­cağı kaynak açıklarının miktarı ve kaynaklarıdır. Bu bakımdan OVP’de öngörülen cari açıkla­ra bakıldığında, öngörülen he­deflerin sürdürülebilir hedef­ler olduğu düşünmekte bir sa­kınca yok. Bu bakımdan hiçbir risk alınmıyor belli ki. Ancak bu kaynak açıklarının bileşimi­ne bakıldığında ekonomideki kaynak açığının asıl kaynağının kamu kesimi olduğu görülüyor. Öte yandan özel kesimin bu süre zarfında kaynak tasarruf eden tarafta kalacağı varsayılıyor. Bunu sağlayacak olan büyük öl­çüde TL’nin değerlenmesi ile gelecekte de sürmesi beklenen yüksek reel faiz politikasıdır.

Şimdi insan ister istemez so­ruyor. Bu makroiktisadi veri­lerin işaret ettiği Türkiye eko­nomisi içinde OVP’nin metin kısmında yer alan ekonomik dö­nüşümü ve sanayileşebilmeyi gereçekleştirebilir miyiz?

Bence programın herbir bölü­mündeki hikayeler biribirlerini destekleyecek nitelikte görül­müyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.505,48 0,70 %
Dolar 48,4920 0,02 %
Euro 56,5659 0,30 %
Euro/Dolar 1,1636 0,04 %
Altın (GR) 6.850,15 0,23 %
Altın (ONS) 4.404,37 0,06 %
Brent 99,6055 2,00 %