Sigorta zorunluluğu, “vurdumduymazlık sorunumuza” çare olabilir; Ama…
Özellikle tarım alanları ve araç sigortaları için ödenen primlerin “yüksekliği”, bir kez daha gündemde ve tartışılıyor…
***
Diğer tarafta da:
Kuraklık, sel, don, yangın, rüzgar/fırtına, deprem gibi afetler nedeniyle, üreticinin mal kayıplarının arttığı;
Ve bu kayıpları kamudan talep ettiği “dönemlerin” sayısı artıyor…
***
Kamunun denetlemeleri:
Piyasa güveninin ve istikrarının sağlanması;
Kamuoyunu bilgilendirmek ve bilinçlendirmek;
Tüketiciyi korumak;
Suçun azaltılması ve önlenmesi;
Can, sağlık ve mal/kaynak kayıplarını önlemek için gerekiyor…
***
Gelişmiş ülkelerde ise bu denetimi pekiştirmek için, “sigorta şirketlerinin denetimi” de devreye giriyor…
Bu şirketler, olası zararlarını azaltmak için:
Etkin, tarafsız, güvenilir ve istikrarlı denetimler yapmaya çalışıyor…
***
Ve bu denetimler sonucunda:
Müşteriyi ya “sigorta kapsamı dışına alıyor” veya “primi yükseltiyor”…
***
Müşteri ise:
Sigorta kapsamı dışına alınmamak;
Ve/veya fazla prim ödememek için gerekli yatırımları yapmak zorunda kalıyor…
VELHASIL
Hepimizde derin yaralar açan musibetlerle (deprem, sel, yangın, ekonomik krizler, enflasyon…) “tekrar tekrar” karşı karşıya kalıyoruz…
“Bir musibet bin nasihatten evladır” gibi “kendimizi anlatan” atasözlerimizin olduğunu da biliyoruz…
Ama musibetlerden de ders almıyoruz…
Musibetlerden sonra suçlu arıyoruz ve “yine” “yıpratan sonuçları tartışma alışkanlığımız” (sel afetinin getirdiği kayıplar gibi, trafik kazalarında yaşanan can ve mal kayıpları gibi, enflasyon gibi, MB’nin politika faizi gibi…) ile zaman geçiriyoruz…
***
Kendine, evine, tarlana, fabrikana, aracına sigorta yaptırma, gelişmiş ülkeler gibi zorunlu olsaydı, bu vurdumduymazlık sorunumuzun çözümüne etkisi olabilirdi…
Ancak, öncelikle sigorta poliçelerine, fiyat açısından ulaşılabilmeli ve sigorta fiyatı ürünün karını götürmemeli…
***
Riskler ve dolayısıyla sigorta fiyatları nasıl düşer?
Örneğin, hafta sonu Asi Nehri’nin taşması nedeniyle Hatay’da tarım arazilerinin gördüğü zarar…
Tekrar/tekrar/tekrar yaşamamak için, yapmamız gereken tek şeyin “basit bir baraj” olduğu bilinmeli…
Ve “bilimsel etki analizleri” ile faydası tescillenen baraj gibi projeler, kamu planlaması ve desteğiyle önceliklendirilmeli…