Tavuk fiyatlarının sebebi

Mine ATAMAN
Mine ATAMAN Dünya israf atlası mine.ataman@dunya.com

Nisan ayı enflasyonu yüzde 3,18 yıllık enflasyon yüzde 69,8 oldu. Son 17 ayın en yükseği. Yüzde 13,57 artış ile enflasyonun yükselen yıldızı kümes hayvanları eti.

Ticaret Bakanlığı, 1 Mayıs tarihinden itibaren 31 Aralık tarihine kadar tavuk eti ihracatını “aylık bazda azami 10 bin ton, toplamda ise 80 bin ton” ile sınırlandırdı. Gerekçe; “tavuk eti fiyatlarındaki artışın, enflasyondan yüksek olması.” Üretim yıllık yaklaşık 2,5 milyon ton, ihracat 600 bin ton. İhracat bir ürünün iç piyasadaki fiyatına etki eder mi?

Normal şartlarda talep artınca üreticiler arzı artırarak kazancı optimize etmeyi hedefler. Biz de tüccarlar, arzı artırmadan fiyat artışıyla kazançlarını artırmak istiyor olabilirler mi? Belki de dar gelirlinin gıda güvencesinin sorumluluğunu almak istemiyorlardır ya da ticaret ahlakına zeval gelmiştir? İç piyasada tüketici refahı için atılan palyatif adımlar piyasayı düzenlemekten çok uzun vadede “ticarete sinmiş çakallığı” perçinliyor, devletin piyasa düzenleyici rolünü ve enstrümanlarını tartışmalı hale getiriyor.

Protein savaşlarının cephanesi

 Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi bilim insanları bira üretiminden arda kalan atık tahılın içindeki proteinin yüzde 80’ini çıkarmayı başardı. Her yıl bira yapımından 37 milyon ton atık tahıl çıkıyor. Ayrıştırılan protein ile kozmetik ürünler/hayvan yemi/ fonksiyonel gıdalar üretiliyor. 1 kilogram atık tahıldan 200 protein çıkıyor, binlerce tavuğu besler, onlar da bizi.

Tarıma battaniye

 Bilim insanlarının icat ettiği ultra ince kristal film, üstü açık tarım fabrikalarında geceleri üşüyen bitkileri ısıtan battaniye görevi görüyor. Küresel mahsullerin yüzde 10’u don nedeniyle kaybediliyor, sigorta masrafı cabası. Çinko sülfürden yapılan örtü ısıyı tutan nanofotonik özelliğe sahip, don tehdidini ortadan kaldırıyor, çiftçi refahını artırıyor.

Bataklıkların kıymeti anlaşıldı

Turbalıklar küresel kara yüzeyinin yüzde 3’ü. Dünya ormanlarının iki katı karbon tutmalarına rağmen kıymetleri bilinmiyor. Küresel anlamda bataklıkların yüzde 12’si kurutuldu, tarım arazilerine ve yerleşim yerlerine dönüştürüldü. Almanya yüzde 90’ını kuruttu. Dünya kuruttuğu bataklıkları şimdi restore etmeye çalışıyor.

AB Wet Horisons projesi ile turbalıkların çoğunu kaplayan sphagnum yosun türünü çoğaltmaya çalışıyor. Farklı coğrafyalardan yosun transferi yapıyor. “Doğa Restorasyon Yasası” ile eski sulak alanları restore ediyor. İngiliz Tarım ve Çevre Ajansı DEFRA çiftçilere sulak alanlarda yapılan paludikültür tarımını öğretiyor, ödüllendiriyor. Sazlardan biyobazlı çatı ve tekstil ürünleri yapılıyor.

Tarım efsanesi Syngenta’nın kârı düştü

 Toprağın tadında fazla dozda ilaç/zehir ve bileşenler var. Verimlilik vadeden pestisitlerin zararları çiftçileri korkutmaya başladı. ABD’de çiftçilerin pestisit kullanımı azaldı. Syngenta’nın satışları yüzde 20 düştü. Dile kolay tam tamına 1,8 milyar dolar kayıp. Çin’deki halka arz ertelendi, Allah yardımcıları olsun.

Bal haritası baldan tatlı

Tarım endüstrisinin hiç grev yapmayan, ücretsiz işçileri arılar, kraliçeye amade hayatlarıyla insanlık onuruna besin taşırken biz faniler gezegenin çalışma prensibini yok sayıp ocağımıza incir ağacı dikiyoruz. Kendi sağlığımız için çoğalmaya gönüllüler mi sormadan arı nüfusunu artırıyoruz.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın “Türkiye Arıcılık Haritası” güncellendi. Tahmin edilemez havalar, verimlilik çıkmazı bir yana dünya ballı bitkiler florasının yüzde 75’ine sahip olmamıza rağmen kovan başına sadece 13 kilo bal üretiyoruz. Çinliler 9 milyon kovanda 476 bin ton bal üretirken biz 8 milyon kovanda 115 bin ton bal üreterek verimim ne denli mühim olduğunu hala görmüyoruz.

Bal marketinginin yıldızı “Anzer’in” fiyatı paha biçilemez. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 796 “bal ormanı” aynı zamanda müthiş bir eko rota. Velhasıl; hakikat barikatları kurduğumuz zihnimizde betonarme önyargılara/riyakarlığa tutunup kolaya kaçıyoruz. Veri havuzlarında yıkanmayan gerçeklik yanılsamaları hakikati talep etmekten çok seçilmiş suçlulara kin tutuyor. Bilimi beslemeyen devletler, fırsatçılığı, yokluğu besliyor. Tadını sorarsanız “kan içtik kızılcık kustuk.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Açlık savaşı başladı 26 Haziran 2024
Buğdayı kim yaktı! 15 Haziran 2024