TÜİK yayınlamadan bizden duyun
TÜİK, geçen seneden itibaren enflasyonun mevsimsellikten arındırılmış değerlerini hesaplamaya başlamıştır. Ancak bu verileri enflasyon açıklamasından bir gün sonra saat 16:00’da yayımlamaktadır. Dolayısıyla dün açıklanan enflasyon verisinin düzeltilmiş değerleri bugün açıklanacaktır.
Bunun hemen ardından TCMB, söz konusu verileri ve kendi çekirdek enflasyon hesaplamalarını kullanarak bir enflasyon ana eğilim göstergesi yayımlamaktadır. Faiz kararlarında bu veriye sıklıkla referans verildiği için piyasa, hem mevsimsellikten arındırılmış değerleri hem de TCMB’nin ana enflasyon eğilimini yakından takip etmektedir.
Biz, TÜİK’in yayımladığı mevsimsel düzeltme metodoloji dokümanına dayanarak bu hesaplamaları yapmakta ve müşterilerimizle paylaştığımız raporlarda bu sonuçlara yer vermekteyiz. Bugün de bu hesaplamaları, TÜİK ve TCMB açıklamalarından önce sizlerle paylaşmak istedim.
Mevsimsellikten arındırılmış enflasyon değerleri
Hesaplamalarımıza göre, mevsimsellikten arındırılmış TÜFE Şubat ayında aylık bazda %2,8 artmıştır. Bu oran, bir önceki ay kaydedilen %2,9 seviyesinin sınırlı ölçüde altında kalmakla birlikte, son bir yılın en yüksek aylık gerçekleşmeleri arasında yer almaktadır. Mevsimsellikten arındırılmış bazda aylık %5,3 artan gıda fiyatları söz konusu gelişmede belirleyici rol oynamıştır. Gıda fiyatlarındaki aylık artış bir önceki ay da %4.1 seviyesindeydi.
Buna karşılık, mevsimsel düzeltilmiş çekirdek C enflasyonu aylık %1,8 artış kaydederek 2021 yılından bu yana en düşük aylık gerçekleşmelerden birine işaret etmiştir. Bu endeks kapsamında, güçlü TL’nin desteğiyle temel mal enflasyonu %0,5 düzeyinde sınırlı kalmıştır. Hizmet enflasyonu ise aylık %2,7 ile yüksek seviyesini korumuş, önceki aylara kıyasla yalnızca sınırlı bir gerileme göstermiştir.
Enflasyon ana eğiliminde gerileme
TCMB, altı çekirdek eğilim göstergesinin ortalamasını içeren temel enflasyon eğilim göstergesini yarın akşam yayımlayacak. Biz de mevsimsellikten arındırılmış hizmet enflasyonu, medyan enflasyon, kırpılmış ortalama enflasyon ile çekirdek B ve C endekslerinin ortalamasına dayalı bileşik bir enflasyon eğilim göstergesi hesapladık. Hesaplamalarımız, temel enflasyon eğiliminin geçen yılın dördüncü çeyreğindeki seviyesine gerilediğine işaret etmektedir. (Grafik)

Bununla birlikte, TCMB çalışmalarında güvenilir bir eğilim göstergesi olarak vurgulanan medyan enflasyon oranı Şubat ayında aylık %2,0 seviyesinde yatay seyretmiştir. Bu görünüm, temel enflasyonda katılık (stickiness) eğiliminin sürdüğünü ve ilave iyileşme sağlanabilmesi için sıkı para politikası duruşunun korunması gerektiğini göstermektedir.
Likidite gevşemeden faiz inmez
Bizim derlediğimiz fiyat verilerine göre, gıda grubunda fiyat baskıları Şubat’ın ikinci yarısından itibaren hafiflemiş ve tersine dönüş başlamış görünmektedir. Buna karşılık, ekonomi yönetimi tarafından etkiyi sınırlayıcı önlemler alınmadığı takdirde enerji fiyatlarının önümüzdeki dönemde enflasyona yukarı yönlü katkı yapması muhtemeldir.
Fiyat artışlarının vergiler yoluyla dengelenmesini içeren ve geçmişte uygulanan eşel mobil sistemi bu etkiyi yumuşatabilir. Bunun yanında, TL’deki değer kaybının sınırlı seyretmesi ile Şubat ayında gerileyen enflasyon eğiliminin Mart ayında da gerilemeye devam etmesi ve TCMB’nin de tahmin ettiği gibi geçtiğimiz senenin son çeyreğindeki seviyelere dönmesi muhtemel görünmektedir.
ABD-İran gerilimiyle artan jeopolitik riskler olmasaydı, çekirdek enflasyondaki bu görünüm TCMB’nin önümüzdeki hafta PPK toplantısında ılımlı bir faiz indirimini destekleyebilirdi. Ancak bu gerilimin etkisiyle yaşanan portföy çıkışlarını ve piyasalardaki volatiliteyi azaltmak amacıyla TCMB bir dizi önlem açıklamıştır.
Bankalararası TL likiditesi depo ihaleleri ve likidite senedi satışlarıyla sıkılaştırılmış; son günlerde para piyasası faizleri %40 seviyesine yükselerek faiz koridorunun üst bandına dayanmıştır. Bu alanda bir gevşeme olmadan TCMB’nin faiz indirimini gündemine alması beklenmemelidir. Bu nedenle mevcut toplantıda TCMB’nin politika faizini sabit tutmasını bekliyorum. İzleyen toplantılarda ise jeopolitik gelişmeler izlenecek ve bunların enflasyon üzerindeki etkileri doğrultusunda karar alınacaktır.