Un sanayicileri savaş dinlemedi, ihracat yüzde 37 arttı
Ferit PARLAK
2025 yılının nisan ayında 156 bin ton un ihracatı gerçekleştiren un sanayicisi, bu yılın nisan ayında savaş, bölge ülkelerindeki ekonomik sıkıntılar ve ticarette korumacılık eğilimlerindeki artışa rağmen ihracatını yüzde 37’lik artışla miktar bazında 215 bin tona çıkardı.
“Katma değeri de artırdık”
Un üretimi ve ihracatındaki nisan ayı verilerini değerlendiren Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Başkanı Mesut Çakmak, “Un sanayicimiz, nisan ayı genelinde yaptığı un ihracatını, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 37’lik bir artışla 215.8 bin tona çıkardı. Daha da önemlisi, geçtiğimizin yılın nisan ayında 59 milyon dolar olarak gerçekleşen ihracatın, bu yılın aynı döneminde 80 milyon dolara çıkması. Bu veri un ürünlerinde, ürün ve pazar çeşitliliğimizi, kalitemizi ve teknolojimizi geliştirdiğimizi de gösteriyor” şeklinde konuştu.
“4 aylık ihracat 260 milyon dolar”
Çakmak, “2026 yılının ilk 4 ayında 260 milyon dolar değerinde, 713 bin tonluk un ihracatı gerçekleştirdik. Savaş ve maliyetler tabi ki hedeflerimizi etkiliyor. Ama sektörün üyeleri olarak çok çalışıyoruz. Biz aslında 2026 yılı için 3 milyon tonluk ihracat miktarına ulaşabileceğimizi, hatta bunu da aşabileceğimizi biliyoruz. 3.6 milyon tona ulaştığımız yılı hatırlıyoruz. Kendi ayağımıza basmazsak, kalite ve tecrübemizle rekabet edecek rakip olmadığını sahada da görüyoruz. İhracata yönelik ek adımlarla, inanılmaz denilen hedefleri gerçekleştirebiliriz” dedi.
Hedef, dünya pazarının yüzde 25’i
Çakmak, “12 milyon tonluk dünya ihracat pazarındaki payımızı yüzde 25’in üzerine çıkarma hedefimiz var. Tecrübemiz, kalitemiz, kapasitemiz ve uygun fiyat politikası ile bu hedefe ulaşacağımıza hatta aşacağımıza inanıyoruz. Küçük denilebilecek siyasi adımlar ve kamu destekleriyle, Afrika ve Arap pazarlarında dahi Mısır, Rusya gibi maliyet avantajlı ülkelerle rekabet edebiliriz” diye konuştu.
İşçilik, navlun gibi maliyetlerdeki yükselişe de dikkat çeken Çakmak, “Özellikle işçilik maliyetlerimiz neredeyse AB ülkeleri seviyesine geldi. Maliyet olarak bizden çok çok avantajlı ülkeler var. Bu avantajlarını kullanarak, bize rekabet üstünlüğü sağlıyorlar.
Örneğin Mısır, maliyet avantajının yanı sıra, Afrika ve Arap ülkelerinin aralarında uyguladığı gümrük birliğini de avantaja çeviriyor. Gümrük vergilerinden de muaf olunca rekabet gücü daha da artıyor… Ama un sektöründe Mısır’da yatırım planlayan bir yatırımcımızın olduğunu duymadım, olacağını da sanmıyorum. Sektör olarak, bölgelerimize çok ciddi teknolojik yatırımlar yaptık ve bu yatırımları korumaya ve geliştirmeye odaklıyız” dedi.
“Enflasyonla mücadeleye katkı veriyoruz”
Çakmak, “Un sanayicilerimiz 2025 yılında, sorumlu davranarak ve ciddi fedakarlık yaparak, fiyat artışını, genel enflasyon seviyesinin yaklaşık 10 puan altında tuttu. Ve enflasyonla mücadeleye destek verdi. 2026’da da enflasyonun altında fiyat artışlarıyla, enflasyonla mücadeleye katkı vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.
“Irak’taki uygulamaların düzelmesini bekliyoruz”
Irak pazarında yaşanan ihracat düşüşüne de değinen Çakmak, “Irak’ta Tük ununa karşı yapılan müdahalelerin ve keyfi uygulamaların sona ermesini istiyoruz. Bu keyfi uygulamaların son bulmasıyla Irak pazarını yeniden kazanacağımızı biliyoruz” dedi.
Çakmak, “Gana, Somali, Küba, Endonezya ve bazı Afrika ülkelerinde kaydedilen artışlar, alternatif pazarlardaki güçlü konumumuzu destekledi. Yüksek kalite ve spesifik ürünlerimiz nedeniyle ABD’ye dahi un ihracatı gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.