Uzun ve ince bir yolda mıyız?
Para Politikası Kurulu, uzun zamandan bu yana beklenen toplantısında faizleri 100 baz puan indirme kararını aldı. Politika faizi olarak kabul edilen haftalık repo dışında gecelik tarafta da benzer biçimde tüm faizleri 100 baz puan aşağı çekti. Açıklama metnine göz attığımızda, enerji fiyatlarının yukarı yönlü riskler barındırdığı yönünde görüşün yinelendiğini görüyoruz. Aslında FAO tarafından yapılan açıklamalar, gıda fiyatlarında da artış ihtimalinin ağır bastığını göstermekte.
Böylelikle PPK karar metninde yer alan, enflasyonda ana eğilim düşüşü desteklemektedir söyleminin aslında ne kadar gerçeğe yakın olduğunu da söylemek mümkün. Gıda ve enerji fiyatları tahmin edilmesi en güç kalemler ve genelde çoğu merkez bankası öngörülerini bu alanları hariç bırakan çekirdek enflasyon kalemini baz alarak gerçekleştirmekte. Dolayısıyla klasik merkez bankacılığı anlayışında yapılan makul. Ancak klasik kuralların geçerli olduğu makul bir dünyada yaşamadığımız da yadsınamaz bir realite.
Gıda ve enerji fiyatlarını analiz dışı bırakarak yapılacak projeksiyonlar reel yaşananlar ile ne kadar tutarlı, tartışılır. Küresel iklim değişiklikleri ve jeopolitik riskler fiyatların tahmin edilenden daha da uzun süre yukarıda kalacağına işaret etmekte. Başta ABD ve Japonya olmak üzere petrolde stratejik rezervler kritik düşük seviyelerde. Dizel tarafındaki arz eksikliğini gidermek adına ABD olmaz denileni yaparak, Rusya’dan satın alıma gitti ve uygulanan yaptırımları büyük ölçüde gevşetmiş oldu. İlk çıkan tankerler sevkiyatlarını tamamladı bile. Ulusal çıkarlar devreye girdiği zaman kurulmuş uluslararası ittifakların öneminin azaldığını bir kez daha görmüş olduk. Gıda tarafında da başta Latin Amerika olmak üzere yaşanan doğal felaketlerin fiyatları yükseliş trendine soktuğunu görmekteyiz.
Diğer yandan, TCMB tarafından yapılan analizin devamının geleceğine dair sinyaller var, yani önceden de tahmin edildiği gibi aralık ayındaki yılın son toplantısında da benzer bir indirim ile yılı %35 politika faizi ile tamamlamamız muhtemel. İç talepte yaşanan zayıflama tüketici güven endekslerinde de görülebileceği üzere sürebilir, bu ortamda enflasyon kaygılarının azalması ile birlikte gerçekleşen enflasyon ile uygulanan politika faizi arasındaki makas önümüzdeki aylarda daha da daraltılabilir, gelecek yılın ilk aylarında da yeni başlayan indirim döngüsü 100 baz puanlık temkinli adımlarla sürdürülebilir. Faizde düşüş sıkı para politikasına tezat mıdır, bu da başka bir yazının konusunu oluştursun.