Varlık fiyatlarında artan volatilite ve portföy dağılımı
Son yıllarda giderek artan belirsizliklerin beraberinde getirdiği yüksek bir volatilite yaşanmakta. Piyasalarda varlık fiyatlarındaki trendi öngörmek durumunda olan portföy yöneticilerinin yaşadıkları zorluklar her zamankinden daha fazla. Daha geriye gitmeden sadece son 5-6 yıl içinde dahi başta pandemi olmak üzere Ukrayna-Rusya savaşı, İran-İsrail-ABD saldırıları ve içerde yaşanan gelişmeler gibi önceden tahmin etmenin pek mümkün olmadığı çok sayıda konu üst üste birikti.
Yakın bir gelecekte de Hürmüz Boğazı, Çin-Tayvan, Pakistan-Hindistan, Küba, Grönland vb. çok sayıda farklı sinir ucundan küresel piyasaları etkileyebilecek kuvvette yeni dalgaların söz konusu olabileceğini de düşünmek normal. Bu görünümde özellikle emtia fiyatlarında gözlemlediğimiz sert fiyat hareketlerinin portföylerde yaratabileceği erozyon korkutucu boyutta.
Belirli bir terminde yatırımdan söz edilemez
Sermaye piyasalarında büyük ölçüde yatırım için ayrılan tutar üzerinden yapılan portföy büyüklüğü hesabının aslında kişiler nezdinde toplam birikimler üstünden bir alt kademesi daha bulunmakta. Toplam harcamalarınızın dışında yapılan tasarruflar üstünden bir dağılım öngörülmekte ancak bunun yakın gelecekteki masraflardan tamamen arındırılması çok önemli.
Sıklıkla karşılaştığım sorulardan biridir, gelecek ay ev alacağım, o para ile bir ayda nereye yatırım yapayım? Benzer şekilde, arabamı sattım, daha iyi bir araba alabilmek için şu 1-2 ay hangi kaldıraçlı piyasada pozisyon önerirsiniz? Vade olarak belirli bir termine bağlı olduğunuz noktada yatırımdan söz edemeyiz, öncelikle belirli bir performans görülmesi için uzun bir vade gözetilmeli ve yine bir miktar ana para riski göz önüne alınmalıdır. Yine bazı yatırımcılardan gelen param enflasyondan ya da kur artışından daha hızlı çoğalsın ama hiç ana para riskim de olmasın da pek gerçeklikle bağdaşmayan bir istektir.
Özellikle son yıllarda mevzuatta yer alan boşluklardan faydalanarak çeşitli sosyal medya ya da mesajlaşma platformlarında oluşturulan gruplar faydasından zor zarara yol açmaktadır. Buralarda ağırlıklı olarak yapılan şey pazarlama faaliyetidir, finansal okuryazarlığın düşük olduğu noktada maalesef bu tarz girişimler prim yapabilmektedir.
Benim amacım ne denilmeli
Yatırımcıların öncelikle vermesi gereken karar şudur, benim amacım ne? Zaten belirli bir büyüklükteki tasarrufun fazla risk üstlenmeden alım gücünü korumak mı, yoksa sınırlı bir birikimi yüksek riskler alarak büyük bir hızla artırmaya çalışmak mı?
Katıldığım yayınlarda çok kısa sürede gelen ideal portföy dağılımı nasıl olmalı gibi sorulara yanıt verirken de aynı zorlukla karşılaşıyorum ister istemez, zira hayatının başında önünde uzun yıllar olan birine önerilecek portföy dağılımı ile emekliliğine 5-10 yıl kalmış artık belirli bir eşiği aşmış kişilere aynı dağılım önerilmez takdir edersiniz. Her konuda olduğu gibi sermaye piyasaları da ayırdığınız zaman ve verdiğiniz emek doğrultusunda size bir dönüş sağlar.
Esas işi bu olmayan, zamanı limitli ve çok sayıda piyasa alternatifi arasında kafası karışmış yatırımcılara önerim her zaman aynıdır. Düzenleyici kuruluş tarafından lisans belgesine sahip aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerin gelin, burada yatırım danışmanları ile görüşün ve birikimlerinize bu şekilde yön verin.