Yeni yıldan beklenenler

Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER
Prof. Dr. Dilek LEBLEBİCİ TEKER dilek.teker@isikun.edu.tr

Yeni yılın ilk günlerinden herkese merhaba. Gelenin gideni aratmayacağı bir yıl olmasını dilerim. 2024’te gündem yine yoğun, gözler hem bizde hem de major Merkez Bankaları kararlarında olacak.

Küresel veriler de destekliyor ki, özellikle FED ve AB Merkez Bankası öncelikli olacak şekilde, faiz indirimlerinin başlayacağı bir yıl bizi bekliyor. Bizde ise konuyu farklı yorumlamak daha doğru olacaktır. TCMB yerel seçimler öncesinde 2024’ün faiz kararlarını 25 Ocak, 22 Şubat ve 21 Mart tarihlerinde verecek.

Genel beklenti yaklaşık 250 baz puanlık bir artış daha yaparak faiz silahını kenara bırakması ve piyasayı gözlemlemeye başlaması olarak tanımlanabilir. Türkiye yükselen faiz ortamı ve düşük değerlenmiş TL ile carry trade operasyonu için cazip görünse de, halen seyreden yüksek enflasyon piyasa şartlarında reel getiriyi pozitif seviyeye taşıyabilmiş değil. Portföy yatırımları ya da diğer bir ismiyle, sıcak para kavramı tehlikeli bir olgu.

Türkiye’nin daha önce yaşadığı finansal krizlerin köklü etkilerinin nedeni; sıcak paranın piyasayı anlık terk etmesi ve önemli bir likidite sorununa neden olmasıydı. Dolayısıyla, doğrudan yabancı yatırım şartlarının sağlanması ve Türkiye’ye bu yol ile döviz girdisi temini; orta ve uzun vadede hem piyasa likiditesi hem de büyüme ve istihdam gibi çeşitli makroekonomik koşullar için son derece sağlıklı. Öte yandan kısa vadede portföy yatırımına da ihtiyaç olduğu gerçeğini kenara koyamayız.

Yılın ikinci yarısında beklenmedik bir olay yaşanmaz ve beklentiler dâhilinde enflasyon ekonomi kararlarının da gecikmeli etkileri ile kontrol altına alınabilirse, yabancı yatırımcı için daha cazip bir piyasa haline dönüşebilir. Veriler açıklandıkça bu koşulları daha iyi yorumlayabileceğiz. Öte yandan hem bizde hem de küresel piyasalardan gelen faiz kararları da, yatırımcı davranışını değiştirmeye devam ediyor.

Mensubu olduğum Işık Üniversitesi’nde Finans Araştırmaları Laboratuvarı (FinAR Lab) bünyesinde gerçekleştirmiş olduğumuz ‘Finansal piyasalarda risk algısı, yatırımcı davranışı ve beklentiler’ analizinde bireysel yatırımcılara yatırım yapma alışkanlıklarını, risk algılarını ve farklı yatırım araçları hakkında görüşlerini sorduk. Anketin özet analizi geçtiğimiz günlerde yine Dünya Gazetesi sayfalarında yer bulmuştu.

Birkaç noktanın daha altını çizmek iyi olabilir. Yatırımcı tercihleri, anketin bu yılın ilk çeyreğinde gerçekleştirdiğimiz yılın ilk versiyonuna göre farklılıklar ortaya koymakta. Örneğin yılın başında yatırım tercihlerinde, ilk üç sırada yer alan döviz, hisse senedi ve altın sıralamasında döviz ve hisse senedinin yer değiştirdiğini ve son çeyrekte dövizden hisse senedine doğru yönelim olduğunu gözlemliyoruz.

Altının konumunda bir değişiklik yok. TL Mevduatlar son çeyrekte yatırımcı için yatırım seçenekleri arasında üst sıralarda yerine almaya başlamış. Öte yandan yatırımcı dövizden uzaklaşmış ama döviz piyasası hareketlerini takip etmeyi bırakmış değil. Her 10 yatırımcıdan 6’nın her gün bu piyasaları sıklıkla kontrol ettiği anket sonuçlarına yansımış.

Portföylerin elde tutma süresi çoğunluk için 1 yıldan daha kısa. Finans akademisyenleri olarak çokça vurguladığımız bir sorundur bu. Analizde yatırımcılara kriptopiyasalara olan bakış açısını da sorduk. Her 10 yatırımcıdan 7’si kripto piyasalara kısa vadede fonların park edildiği ve oldukça riskli olarak algıladıkları piyasalara olarak algıladıklarını belirtti. Bu nedenle bu piyasada yatırım yapanlar anlık verileri sürekli takip etmekte. Bu piyasalara yönelik risk algısının en önemli nedeni ise yatırımcıya göre regülasyon eksikliği.

Bu konuda Devlet’ler bir süredir bazı çalışmalar yürütmüş olsa da, güvenin tesis edilmesi için önemli bir adım atılmadı. 2024 yılı beklenen faiz indirimleri nedeniyle yatırımcının yeniden yönünü yüksek getirili yatırım araçlarına çevirmesi beklenebilir. Getiri ve risk arasında pozitif bir korelasyon ilişkisi vardır. Yani, yüksek getiri, yüksek riski de beraberinde her zaman taşır. Doğru yatırım kararı, saatlerce bir ekranın başında piyasayı takip etmenizi gerektirmeyecek güveni de yatırımcıya sağlayacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Büyümek vs. kalkınmak 04 Haziran 2024
Yeşil dönüşüm 08 Mayıs 2024
Yeni savaş kapıda mı? 17 Nisan 2024
Seçim ertesi 03 Nisan 2024
Merkez ne kadar şahin? 28 Şubat 2024
Enflasyon görünümü 31 Ocak 2024
2024’e girerken . . . 27 Aralık 2023